Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Sigorta bir ihtiyaçtır!
Eğer kendini malını mülkünü sigortalamak istersen bir sigorta acentesine gidersin ve sana sunulan ürünü hesabına gelirse satın alırsın.
Baktın ki, fiyat ya da paket içeriği senin ihtiyacını karşılamıyor başka bir sigorta şirketinin acentesine teklif alırsın.
Bu olması gereken.
Peki Türkiye’de nasıl oluyor?
Türkiye’de kendi rızası ile sigorta yaptıran insan sayısı neredeyse yüzde 20’lerde.
Çünkü artık Türk insanı için sigorta poliçesi bir kabus haline geldi.
Bunun da sorumluları faiz dışı gelir yaratmak isteyen bankalar ve aç gözlü sigorta şirketler.
Daha fazla kar hırsı ile bankalarla acentelik hizmeti anlaşması yapan şirketler, yurtdışı tatili ve bankalara yüzde 40’a varan kâr marjı ile Türkiye’de sigortacılığın çivisini çıkarttı.
Son krizle birlikte kar marjları düşen bankalar daha fazla kar için bankacılık hizmet geliri adı altında faiz dışı gelir yaratmaya çalışıyorlar. Bunu da ücret, komisyon ve sigorta ile yapıyorlar.
Banka personeline verilen zoraki ve hiç adil olmayan sigorta hedefleri hem bankacıları hem de bu şubelere ayak basan müşterileri bezdirdi.