Çiğdem Toker: Otoyol ve köprülere zamlar, şirketle Ulaştırma Bakanlığı arasında imzalanmış sözleşmelere göre belirleniyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Başlangıç geçiş ücretlerinin her yıl hatta bazen yıl içinde de “güncellenmesi” nedeniyle, bu fiyatların son birkaç yıl içinde daha da yüksek olması (yıllar içinde arttığı için) beklenir.

Dolayısıyla 2016 yılında açılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün geçiş ücretinin bugünkü kurla 115 TL’nin de üzerinde olması beklenmeli. Ancak son açıklanan geçiş ücretlerine göre Yavuz Sultan Selim Köprüsü, yüzde 15 zam ile 80 TL olarak ilan edildi. Osmangazi Köprüsü de olması gereken yani 35 dolar artı KDV tutarının 546 TL altında görünüyor.

Sonuç olarak otoyol ve köprülere yapılan zamlar, şirket ile Karayolları ve Ulaştırma Bakanlığı arasında imzalanmış sözleşmelere göre belirleniyor. İktidar bu tutarların sözleşme uygulanırsa çok yüksek olacağına kanaat getirirse, düşük tutar ilan etmesini istiyor. Ancak aradaki farkı şirkete her hâl ve şartta ödüyor. Çünkü şirketlerin gelir kaybetmemesi gerekiyor. Çünkü bu projeleri, “milletin cebinden beş kuruş çıkmadan” banka kredileriyle gerçekleştirdiler. Bankalar da verdikleri krediyi geri alabilmek için sözleşmelere bu formülasyonların konulmasını şart koştu.

Bu denklem içinde kimlerin kazançlı çıktığını da sizler tahmin ediniz.

Çiğdem Toker’in yazısı