Taha Akyol: Devlet borçları için ayrılan faiz ödeneği 1 trilyon lira!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bütçeden devlet borçları için ayrılan faiz ödeneği 1 trilyon 173 lira!

Erdoğan’ın dile getirdiği bir çözüm var: “İslam iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır.” (14 Haziran 2020)

Öyleyse “verin kardeşinize yetkiyi…” Yetki verildi ama durum ortada.

Bu alıntılarla bir gerçeğin altını çizmek istiyorum: Söylemle realite arasındaki akıl almaz fark…

Baştan sona Osmanlı tarihi dahil, bütün tarihimizde faize Erdoğan kadar hücum eden, “faizci kapitalist sistem”i Erdoğan kadar eleştiren başka bir devlet adamı yoktur.

“Faizci” olduklarından değil… Faizi kötüleyerek faizle başa çıkılamayacağını tecrübeyle bildiklerinden.

Erdoğan da faizden haklı olarak yakınırken, aşağı çekmenin “nas var… faiz sebeptir” gibi söylemlerle ve emirle mümkün olmadığını, temel sebebin makro ekonomik dengelerdeki bozukluk olduğunu dikkate alsaydı enflasyon ve faiz onun zamanında böyle patlamazdı.

Mehmet Şimşek’in “rasyonel zemine dönüşten başka çaremiz yok” sözü zihniyet dünyamızın bütün sorunlarını özetliyor: O sorun, realiteyi, hayatın tecrübe ve gözlemlerini yani objektif bulguları veri olarak almayan, soyut ideolojik ve hamasi düşünme biçimidir.

Taha Akyol’un yazısı