Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Erdoğan’ın gönlünde İmamoğlu’nun yeri ayrı! Alabildiği bütün yetkilerini, binalarını hatta topladığı yardımları elinden alıyor, yatırımlarını onaylamıyor, mümkün olsa kazandığı seçimi tanımıyor. İçeride ve dışarıda ne olursa olsan Erdoğan, İBB Başkanı’nı asla ihmal etmiyor.
Bu yanlıştan daha yanlış Şam ziyareti iptal kararı, Türkiye’nin Suriye politikasının tahminlerin ötesinde bir iç politika malzemesi olduğunu gösteriyor. Bu kadarına tenezzül edilmesi ise iktidarın/Cumhurbaşkanı’nın seçim kampanyasına şimdiden başladığını, aday olabilmek ve kazanabilmek için her şeyi göze aldığını anlatıyor. İçinde İmamoğlu’nun bile bulunmadığı, bürokrat ve danışmanlardan oluşan bir heyete dahi mani olmak bayağı sert bir kampanyanın habercisidir.
Dış politikanın iç politika malzemesi yapılmamasını veya siyasi rekabette orantısız devlet gücü kullanılmamasını talep etmek iyimserlik olur. Bu sefer herkesin işi daha zor ve centilmenlik ihtimali yok. Geçen seçim öncesi “ama montaj ama şu ama bu” noktasına vararak rekor kıran kuralsızlığı yeni rekorlar bekliyor. İmamoğlu’nun işine yarayabilir diye Suriye’ye gidecek heyeti bile deftere yazan, yazmakla kalmayıp üstüne programı iptal ettiren bir siyasi ihtirastan söz ediyoruz.