Milli savunma bakanı 'kılıçlı yemin töreni' için 25 Kasım'a kadar 'sabır' istedi

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler teğmenlerin ‘kılıçlı yemin töreni’yle ilgili “Bir defa toplum olarak 25 Kasım’a kadar sabırla beklememiz lazım” dedi.

Fotoğraf: AA

Ankara’da harp okullarının mezuniyet töreni 30-31 Ağustos’ta yapılmış, Kara Harp Okulu mezunu teğmenler dönem birincisiyle kılıçlarını çekip “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye slogan atmış, demokratik ve laik cumhuriyete bağlılık bildirmişti.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik teğmenlere arka çıkmış, Milli Savunma Bakanlığı’ysa törenin incelendiğini ve gerekenin yapılacağını duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD’de yaptığı açıklamada teğmenleri hedef almış ve şöyle demişti: “Bu işin içerisindekiler kimlerse bunların hak ettikleri cezayı almasını temin edeceğiz.”

tv100’e konuk olan Bakan Güler’se ‘sabır’ istedi:

“Bir defa toplum olarak 25 Kasım’a kadar sabırla beklememiz lazım. Ama Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bu tip olaylara bakışımızda daima disiplin anlayışımız birinci plandadır. Şu anda disiplin süreci devam ediyor. Kararı Yüksek Disiplin Kurulu’nda vereceğiz.”

Bakanın diğer açıklamalarıysa şöyle:

* (TUSAŞ’a saldırı) Elbette ki zamanlamasını manidar buluyorum. Yani bu olayda ülkemizin ve milletimizin huzuruyla ilgili yerli ve milli savunma sanayimiz hedef alınmıştır direkt. TUSAŞ, Türkiye’nin savunma sanayisinin gözbebeği. Saldırı tesadüf değil. Sayın Cumhurbaşkanımız ülkemizin menfaatleri için her gün yoğun görüşmeler, ziyaretler yapıyor.

* Örgüt de böyle bir şeyi günü gününe, dakikası dakikasına planlayacak bir durumda değil. Yani belki bundan 20 sene önce böyle bir şeyi planlayabiliyor olabilirlerdi. Tesadüfen o gün başarabileceklerini düşündüler ve uygulamaya koydular diye değerlendiriyorum.

* Savunma sanayiimizde her gün yeni bir ürün çıkıyor. Mükemmel gelişmeler var. Savunma sanayiimizin her bir biriminde çok yoğun çalışmalar yapılıyor. Artık ülkemiz için ne kadar önemli olduklarının herkes çok farkında ve gece gündüz çalışıyorlar. Elbette ki en çok rahatsız eden ürünlerin insansız hava araçları olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla da TUSAŞ bu konudan dolayı hedef olarak seçilmiş olabilir.

‘Çelik kubbe sistemlerin sistemi’

* Çelik kubbe sistemlerin sistemi. Bizim şimdi aşağıda alçak hava savunma sistemlerimiz var. Bunların hemen hemen hepsi üretilmiş durumda. Zaten kullanıyoruz. Orta mesafe hava savunma sistemlerimiz var. Bunlar da üretiliyor. Yerli ve milli hepsi. Uçakların kullandığı hava-hava füzelerimiz var. Yüksek mesafe hava savunma sistemi var. SİPERİMİZ mesela… SİPERİ de ürettik. Şimdi bunların hepsi üretiliyor. Bitirdik. Yeteri kadar SİPER’i, yeteri kadar HİSAR’ı yeteri kadar diğer alçak hava savunma sistemlerimiz, işte KORKUT’ları vesaire, hava-hava füzelerimiz. Bunların sayısını tamamladığımız anda hepsinin aynı anda bir sistemin, bir yazılımın kontrol ettiğini düşünün. İşte bunun adı çelik kubbe…

* Hiçbir terör örgütü silah bırakmak için kurulmaz ama silah bıraktırılır. Bizlerin görevi güvenlik güçlerinin görevleri de bu terör örgütlerine silahları bıraktıracak usulleri, yöntemleri bulacağız.

‘Trump, Suriye’den Amerikan askerlerini çekebilir’

* Trump başkanlığı döneminde üç defa Suriye’den askeri çekmek için talimat verdi. Sayın Trump’ın şiddetle bunun üzerinde duracağını ve Suriye’den bölgeden Amerikan askerlerini çekebileceğini değerlendiriyorum.

‘Amerikalı dostlarımız ilişkilerimiz çok olumlu, bir gerileme olmaz’

* (Türkiye’nin F-16 tedariki ve F-35 konusundaki talepleri) Şu anda zaten Amerikalı dostlarımızla ilişkilerimiz çok olumlu yönde, bir gerileme olmaz. Daha ileri gidebilir diye değerlendiriyorum. 40 tane F-16 Viper almak istiyoruz ve alınacak, sözleşmeleri de imzalandı. Bundan sonra Eurofighter Typhoon uçaklarından yine bir 40 tane alacağız. Almanya çok uzun zamandır direniyor vermemek için ama sonunda yine NATO’daki dostlarımız İngiltere’dir, İtalya’dır, İspanya’dır, bunların da olumlu katkılarıyla Almanya da en son olumlu cevap verdiler.

‘İsrail elbette saldırabilir’

(İsrail’in Türkiye’ye bir doğrudan tehdidi olabilir mi?) Şimdi sayın cumhurbaşkanımız iç cephenin öneminden bahsetti ve bunu mutlaka sağlamamız gerektiğini ifade ettiler. Kesinlikle sayın cumhurbaşkanı çok haklı. İç cephe her zaman bize lazım. Yani barış ortamında da olsak iç cephenin bütünlüğü, güçlülüğü her zaman bir ülkenin lehinedir. “Efendim İsrail Türkiye’ye saldırır mı?” Cumhurbaşkanı’mız zaten böyle bir tehlikeyi görmese böyle bir şey ifade eder mi? Elbette ki saldırabilir.

‘Üçüncü dünya savaşı her an çıkabilir’

* (Üçüncü dünya savaşı riski var mı?) Her an çıkabilir. Ama tabii ki çıkmasını istemiyoruz. Ama biz her zaman her şeye hazır olmak zorundayız. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti ve onun büyük milletinin güvenliğinden sorumluyuz. Her türlü imkanı kullanacağız ve her türlü olasılığı da değerlendireceğiz. Dolayısıyla olabilir diye biz her şeyi en ince teferruatına kadar değerlendiririz, çalışırız, planlarımızı yaparız. Ama biz kendi ülkemizde sulh içinde yaşamak istiyoruz.

Erdoğan, ABD’de teğmenleri hedef aldı: Hak ettikleri cezayı alacaklar

Erdoğan’dan teğmenlere: Birkaç kendini bilmez temizlenecek

MSB: Yemin töreni incelemede, gereken yapılacak

AKP’de ‘teğmen’ kavgası büyüyor: Mücahit Birinci de dahil oldu

Teğmenler tartışması: Yiğit Bulut’un ‘Çer çöpler’ sözü Mehmet Metiner’i kızdırdı

Abdulkadir Selvi: Mezun teğmenlerden 250’si ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diyor

TSK tarihinde ilk: Kara, Hava ve Deniz Harp Okulu birincileri kadın teğmenler