Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Kürt siyasetinin legal ve illegal temsilcilerinin de bir planları olduğunu iddia edenler de çok. Kayyum darbelerini pazarlık hamleleri olarak gördüklerini ve “onlara” verilecek olana göre yeni Anayasa sürecinde destek ya da köstek olmayı planladıklarını varsayanlar var.
CHP’ye gelince işler daha da karışık. İlk seçimde iktidara gelineceğinden emin olan üç büyük baş koltuğa hangisinin oturacağı konusunda “tatlı bir rekabet” içindeler. Tatlı dememden kasıt yapıp ettiklerinin onlara tatlı gelmesi. Her hafta AKP ile aralarındaki farkın onların lehine açıldığını gösteren kamuoyu araştırmaları ile üçünü de en güçlü aday gösteren kamuoyu araştırmalarını yayınlamakla meşguller. Bir hamle yapıyorlar, sonra ölçtürüyorlar çıkan sonuca göre bir hamle daha yapıyorlar.
Bütün bu “planı olan liderlerin” etrafında birbiriyle etkileşim içinde sıralanan yancı halkaları var. En yakın halkada kaderlerini liderin kaderine bağlamış gibi görünenler var. Onlar sanki ölümüne liderci gibiler. Diğer halkalarda ise bir şekilde iktidarın eteğine tutunarak iş görmek isteyenler sıralanıyor.
Yeni zamanların “lider siyaseti” akımının bir yansıması bu durum. Lider etrafındaki halkaları besleyerek ve o halkalardan beslenerek davranmak zorundadır. Kaçınılmaz olarak da kibarca “fırsatçı ve yararcı” denilebilecek, “ilkesiz ve ahlaksız” bir akıl kullanır. Bugünün dostu yarının düşmanı olabilir, hatta bunun tersi de doğrudur.