Özel: Türkiye, 40 yıllık sorunu bilimi dışlayıp Devlet beyin dahiyane fikriyle çözemez

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a çağrı yaptı: “Devlet Bey anlaşılmış bir projeye sözcülük yaptı ancak artık sözcünün susup yerine meselenin esas sahibi konuşmalı.”

Fotoğraf: CHP

Fatih Altaylı’nın YouTube kanalına konuk olan Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik açıklamalarıyla ilgili konuşması için çağrıda bulundu.

Özel cumhurbaşkanı adaylığı içinse “…‘Ekrem Bey’i seçtim’ desem kimsenin diyecek bir şeyi yok ama bir Mansur Yavaş gerçeği de var” dedi.

Özel’in açıklamaları şöyle:

‘Devlet Bey anlaşılmış bir projeye sözcülük yaptı’

* Devlet Bey anlaşılmış bir projeye sözcülük yaptı. Devlet Bey anlaşılmış bir projeye sözcülük yaptı ancak artık sözcünün susup yerine meselenin esas sahibi konuşmalı. Tayyip Erdoğan bir şey konuşmuyor. Bu çıkışın Erdoğan’dan habersiz yapıldığına ihtimal vermiyorum. Bölgedeki AK Partili Kürt vekiller “Bölgeye gidemiyoruz, muhafazakar Kürtler bile bizden koptu. CHP bile bizden çok oy alıyor” diyordu. Belki de Tayyip Bey bunu Devlet beye söyledi; Devlet bey destek verir gibi en olmayacak şeyi ilk söyleyerek süreci başlattı. Böyleyse bu başka bir taktik.

* Tayyip bey korkmadan, Devlet beyi öne sürmenin konforundan yararlanmadan insanların gözünün içine bakarak geçerek niyetlerini açıklamaları. Yüzde 90 süreçte tam mutabık olduklarını, yüzde 10’da Devlet beyin Tayyip beyi “Hayır” diyemeyip süreci baltaladığını düşünüyorum.

* Biz “TBMM odak olmalı, hiçbir siyasi parti dışlanmamalı” diyoruz. Herkes bu işinde içinde olmalı, büyük bir toplumsal mutabakat olmalı. Şehitlerimize izah edemeyeceğimiz şeylerin içinde olmalı. En kıymetli rıza onların rızası. Olabildiğince şeffaf olmalıyız. Bu önemli sorunun çözümü için bir yöntem geliştirmeliyiz. Bunları yapmak istediğimizde yöntemin Devlet beyin “Gelsin Abdullah Öcalan Meclis’te konuşsun” olmadığı açık.

‘Türkiye Cumhuriyeti bilimi dışlayıp Devlet beyin dahiyane fikriyle çözemez’

* Taraflar samimi olmalı ve birbirine tutamayacağı sözler vermemeli. Bu işte müzakere evreleri vardır. Bunlar olmadan olmaz, yapıldı mı bilmiyoruz. Hedeflere ulaşılırken güven artırıcı adımlar vardır. Örneğin kayyum meselesi… Karşı tarafın da böyle adımlar atması lazım. Mesela müzakereler boyunca asla saldırmamayı taahhüt etmesi lazım. Geçenki TUSAŞ olayı olacak şey mi? İrlanda örneği var. Bunları çalışan akademisyenler var Türkiye’de dünyada. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti 40 yıllık bir sorunu bilimi, dünya örneklerini dışlayıp Devlet beyin dahiyane fikriyle çözemez. “Kürt sorunu yoktur” diyorlar. Demokrasi varsa sorunu hisseden karar verir. Kürtler “Kürt sorunu vardır” diyorsa sorun vardır. Kürt sorunu yoksa Abdullah Öcalan’ı getirip bunu yaptırmak nedir?

‘Alem nasıl yaptıysa öyle yapmanız lazım’

* Alem nasıl yaptıysa öyle yapmanız lazım; geniş toplumsal mutabakatı. Bütün bunlar bir anayasa değişikliğine gelirse biz orada yokuz. Ben Türkiye’nin bir anayasa yapması gerektiğine yürekten inanıyorum ama bu şartlarda değil.

‘Demirtaş ‘Ben bunu istemem’ dedi’

* Devlet beyin ağzında, Tayyip beyin yaklaşımlarında Demirtaş’ı yok sayıp Abdullah Öcalan’ı aktör sayan bir anlayış var. Görüşmemizde Demirtaş “Benle asla temas olmadı. Benle görüşmesek isteseler de özgür olmam lazım. Esaret altındayken görüş bildirmek ‘Özgürlüğü karşısında pazarlık yapıyor’ olarak algılanır. Ben bunu istemem” dedi.

‘Erdoğan büyük ihtimal ölçüm yapıyor’

* Erdoğan büyük ihtimal ölçüyor eğer toplumdan çok büyük bir itiraz gelirse vazgeçebilir ya da en riskli adımları Devlet beye attırıp kendisini yıprattırmaya çalışıyor.

‘Yok öyle yağma’

* ‘Ekrem İmamoğlu’na yasak getirelim, Demirtaş’ı içeride tutalım, Apo’yu konuşturup sorunu çözelim, iktidarda kalalım’ deniyorsa yok öyle yağma. Ekrem İmamoğlu’nu onlara yedirmeyiz, onu bilsinler, bin pişman olurlar.

Kemal Bey’in etrafındaki karar vericiler bir mağduriyet yaratmak için yaptılar

* (Kılıçdaroğlu’nun korumalarının yemek paraları ve koruma aracı) Bu parti daha önce hiçbir eski genel başkanına araç vermemiş, bunu Kemal beye ben teklif ettim. Şoför harcırahı ve korumaların giderleri var. Bizim sayman “Bu koruma giderleri çok fazla. Senin korumalarda da var ama Kemal Bey’inkiler de tamamen. Ankara’da dışarıda yemek yiyorlar, şişkin faturalar var diyor. Burada da yemek çıkıyor. Hem sizin hem Kemal beyin korumaları arasam münasip bir dille ‘Genel merkezde yiyin’ desem olur mu” diye sordu; “Olur” dedim. Bunu konuşmuş ve korumaların yemeği kesilmiş. Duydum ki makam araçları ve şoförü geri yollamışlar. Ben Kemal Bey’in dahil olduğunu sanmam da etrafındaki karar vericiler bir mağduriyet yaratmak için yaptılar.

Cumhurbaşkanı adaylığı

* Bizim Ekrem İmamoğlu’yla ilişkimiz bir kardeşlik hukuku. Bozmak isteyenler oluyor, gülüyoruz. Her fitneyi birbirimizle ilk biz paylaşırız. Aramızda bir fitnesavar var. Biz birbirimize düşersek parti mahfolur. Mansur Bey’le için de öyle ama benle Ekrem Bey için özellikle öyle. Ekrem bey ‘değişim’ dedi, ben de inanarak oturduk ve yollarımız ortaklaştırdık. Umudumuz yeniden demokrasi. Ekrem bey de ben de yeminden daha ileri bir noktayız. Bu sözler önce namusumuza, sonra birbirimize ve partimize bağlı.

* Aday belirlemede “Ekrem beyi seçtim” desem kimsenin diyecek bir şeyi yok ama bir Mansur Yavaş gerçeği de var. Biz ‘Ben’ diyen parti olmamalıyız. PM’siyle MYK’sıyla her kararı birlikte alıyoruz. Ben yükü sırtıma almayacağım, örgüte ve belki de daha fazlasına bırakacağım. Yolunu bulursak bize oy veren 6-8 milyonlu bir seçime bile razıyız. Şu da bir yol üyelere ‘Cumhurbaşkanı adayını belirlemek istiyorsan gel partiye kaydol…’

* Mansur bey ve Ekrem beyi sevenlere kırmak lüksümüz yok. Bu böyle olacak demiyorum ama en doğrusunu ortak akılla bulacağız. Aday CHP’li olacak ama Türkiye İttifakı’nın adayı olacak. Buna kim engelse onu bertaraf edecek. Kibrim dahil. İlk ve en olası engeli kendim ortadan kaldırırım, kendi adaylığımı ihtimal dışı bıraktım. Üçüncü bir isim çıktı, Ekrem bey ey “Bunu aday yapalım” der, Mansur Bey de “Ben aday olayım” demezler. Süreci böyle yürüteceğiz.