Bu işi kimin yaptığını üç aşağı beş yukarı herkes biliyor. Bazıları bilmezlikten gelmeye, safdilliğe vurmaya muhakkak devam edecek, bir kısmı şirretlik dozunu daha da artırarak dikkati başka yere çekmeye çalışacak. Ama vukuatın üzerine çekilmeye çalışılan seçim güvenliği gerekçesi, halkı budala zanneden, ama kendisi zekâ fukarası bir zihnin ürünü. Seçime daha iki ay var!
Bugün bu senaryonun akim kalması, önümüzdeki haftalarda farklı biçimler altında denemeyeceği anlamına gelmiyor. HDP’nin bölgedeki her seçim etkinliğinin üzerinde bu “seçim güvenliği” gerekçesine dayalı benzer vukuatlara zemin mi hazırlanıyor? Doğu ve Güneydoğu’da belli bölgelerde PKK gerillalarının konuşlandığı bir sır değil. Bu yasal bir durum değil, ama fiili durum bu.
Tam bu nedenle hükümetin Kürt sorununun çözümü müzakerelerinde birinci talebi, PKK’nin Türkiye’de silahlı mücadeleyi terk etmesi değil mi? Asker de, polis de aşağı yukarı “PKK’lilerin bölgesi” olarak tanımlanan yerleri biliyor. Bu bölgelere çatışmasızlık ortamında hava harekâtıyla asker indirmek, sadece tasarlanmış bir senaryonun başlangıç sahnesi olabilir.