KİT’ler zarar ediyor demek, aptalca bir gerekçedir. KİT’ler yanlış yönetim elinde ve siyasi arpalık olarak kullanılırsa elbette zarar eder. Kaldı ki elektrik dağıtımı gibi hizmetler bakkal hizmeti değil, bir altyapı hizmetidir ve hedef kâr değil hizmetin getirdiği sosyal faydadır.
Elektrik dağıtımının kamu hizmeti olarak görülmesinin temel nedenleri;
1.Elektrik dağıtımı stratejik bir hizmettir. Özellikle harp zamanlarında ve olağanüstü dönemlerde, yerli ve yabancı özel şirketler devlet kadar hassas olamaz.
2.Elektrik enerjisi tüm üretimde önemli bir girdidir. Devlet teknoloji üretimi, savunma sanayii gibi sektörlerde fiyat ayarlaması yapar, teşvik verir.
3.Barınma gibi aydınlanma ve ısınma da devletin sosyal görevi alanındadır. Yoksula bedava elektrik sağlanması sosyal politika gereğidir.
4.Dağıtımın ihale edilmesi nedeni ile araya giren müteahhit kârları dağıtım maliyetlerini ve elektrik fiyatlarını artırdı.
Aslında Özelleştirme Yasası gerekçesinde, “Özelleştirme, maliyetleri düşürecek, ürünler tüketiciye daha ucuza satılacak” deniliyor. Özel olarak da TEK Özelleştirme Ana Planı’nda “Kaliteli, kesintisiz ve ekonomik elektrik hizmeti sağlanarak tüketici korunacaktır” deniliyor. Elektrik tarifeleri ile ilgili olarak da “Enerjide artan talebin karşılanmasında rekabete dayalı yatırım ortamı geliştirilecek ve mali açıdan güçlü, istikrarlı, şeffaf, öngörülebilir, tüketicinin korunduğu ve sürdürülebilirliği de dikkate alan bir enerji piyasasının sürekliliği gözetilecektir” deniliyor. Ama yaşadığımız gerçekler tam tersi oldu.
Dünyada özelleştirmede geriye dönüş̧ (de-privatisation) uygulamaları da yaygınlaştı.
Dünyada 500 kadar özelleştirme örneğinde, sürenin bitmesinden sonra özel firma ile sözleşme yenilenmedi. 150 kadarı da sözleşmelerin süresi içinde sonlandırıldı. %50 kadarında ise çeşitli nedenlerle özel işletmecilerin hisselerini sattığı veya çekildiği anlaşıldı.