MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Ormancılık politikası uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış, orman yangınlarının ‘uçak almamak, otel yapmak‘tan değil, ormanlardaki insan etkileşiminin artması, yangınla mücadele bütçesinin azaltılması, kayırmacı personel yönetimi gibi yanlışlardan kaynaklandığını söyledi.

Türkiye’de her 10 orman yangınından dokuzu insan etkisiyle çıkıyor. Yani bunlar önlenebilir yangınlar.
Atmış, orman yangınlarıyla mücadele stratejisinin, yangını söndürmekten çok çıkmasına yol açan nedenlere odaklanması gerektiğini vurguladı. Bu odağa yasal ve örgütsel düzenlemeler dahil.
Anayasa, orman ve turizmi teşvik yasalarındaki bazı maddeler ormanların parçalanmasına, büyük orman ekosistemlerinin küçük orman parçalarına dönüşmesine, insan-orman etkileşiminin artmasına ve orman yangınlarının kolaylıkla çıkmasına uygun koşulları hazırlıyor.
Bartın Üniversitesi’nden emekli olduktan sonra Amsterdam’da Vrije Üniversitesi’nde meslek yaşamını sürdüren Atmış, Diken’in sorularını yanıtladı. Atmış, “Yangınların asıl suçlusu önlem almayanlar. Sorgulamamız gerekenleri kaçırmamalıyız” dedi. Atmış’a göre orman yangınlarına karşı alınan önlemlerse göstermelik.
Yakmaya gerek yok, hükümet zaten veriyor
Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) verileri parçalanan ormanları gösteriyor. 2008 ile 2019 arasında Türkiye’de 10 hektardan küçük orman parçalarının sayısının yüzde 118 oranında artışına karşılık, 10-99 hektar (ha) büyüklüğündeki ormanların sayısı yüzde 11, 100-999 ha büyüklüğündeki ormanların sayısı yüzde 42 ve 1000 hektardan büyük ormanların sayısıysa yüzde 16 oranında azaldı.
Atmış, Türkiye’de pek çok sorundaki gibi orman yangınlarına bakışın yüzeysel, tartışmalarınsa popüler konular üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
Uçakla, helikopterle yangının söndürülemeyeceğini belirten Atmış, şöyle devam etti: “Bunlar sadece yangının başladığı ilk dakikalarda etkili olabilir. Yine ilk dakikalarda helikopterle hızla yangın işçisi taşınırsa müdahale edilebilir. Yangın büyüdükten sonra bir işlevi olmaz. ‘Yakıp otel yapacaklar’ tezi de doğru değil. Sermaye neden yaksın ki? Bu iktidar orman kanunlarını o kadar değiştirdi ki, her türlü şekilde ormanları, orman dışına çıkarıyor. Otel için orman dışına çıkarmaya da gerek yok. Tahsis ediyoruz. Sermaye istediği yeri alabiliyor. Hatta bu yetki Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alındı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi. İstenilen yere otel yapılabiliyor. Yüzlerce otel var böyle.”
Ormanlara giren arttıkça yangın riski büyüyor
Atmış ormanların ‘korunmak’ için yönetilmediğini vurguladı. Hatta Türkiyenin ‘orman politikası’nın olmadığını düşünüyor. Atış yaklaşımın, ormanı kullanmak ve ranta açmak olduğunu söyledi: “Her şekilde açılıyor. Yerleşime, turizme, madenciliği, enerjiye… 2B (kadastro işlemi yapılarak orman vasfını yitirdiği belirlenen alanlar, adını ilgili yasadan alıyor Orman Kanunu, 2’inci madde, B bendi) ve ek 16’ıncı maddeyle (6831 sayılı Orman Kanununun ek maddesi) buraları orman dışına çıkarılıyor. Diğer yandan ormanlardaki odun üretimini aşırı şekilde artırıyor. İktidar böylece sermayeyi daha zengin yapmak istiyor.”
Tüm bu politikalar ve faaliyetler ormanlardaki insan izini artırıyor. Yani ormandaki insanların sayısını. İnsan faaliyetleri, makine ve araç-gereçleri yangın riskini büyütüyor. Atmış hem yerleşim ya da turizm hem de iş için yüzlerce insanın orman içinde olduğunu belirterek, şunları anlattı: “Eskiden yazın yangın yörelerinde odun üretimi yapılmazdı. Şimdi üretmek istedikleri miktarı yetiştirmek için yazın da yapılmasına izin veriliyor. Bu kadar insanı ormana sokarsanız yangın çıkması olasılığı artıyor. Bir şekilde de çıkıyor. Son yıllarda özellikle elektrik iletim hattı, trafo kaynaklı yangınların çok sayıda olduğu biliniyor. Örneğin 2021’de 140 bin hektarın dörtte birinin bu nedenle yandığı bilgisi çok net. Bu Orman Genel Müdürlüğü raporlarına da geçti. Son 10 yılda enerji kaynakları yangınların sayısı arttı. Bakan son Aydın’daki yaygında haini yakaladıklarını söylüyor. Peki neden yangına müdahale edemediniz? Neden söndüremediniz?”
Artık insanlar da yanıyor
Bu sene orman yangınları erken başladı. Büyük yangınların daha çok temmuzun ikinci yarısı, ağustosta olması beklenir. OGM’ye göre hem geçen yılın haziran dönemine hem de son 10 yıllık ortalamalara göre bu yıl orman yangını istatistiklerinde çok yüksek bir artış var. Atmış artık büyük yangınların haziranda da yaşanacağını söyledi.
Eskiden orman yangınlarının daha çok kırsalda olurdu. Ağır yangınlarda 3-5 ev yanardı. Nüfus azdı, insanlara genellikle bir şey olmazdı. Son birkaç yıldır kent yerleşimlerinin de yangınlardan etkilendiğini hatırlatan Atmış, şunları ekledi: “Çünkü 2B’lerle birlikte orman içine şehirler, siteler, oteller inşa edildi. İnsanlar (şehirliler dahil) orman sınırları ya da içinde yaşamaya başladı. Yangınlar artık şehirleri de tehdit ediyor. Buna karşı da önlem alınmalı. Gerçekten yangınları azaltmak isteniyorsa, ormanlardaki tahsislerin bitirilmesi gerekiyor.”
Mega yangınlardan da öğrenemedik
Orman yangınlarıyla mücadelede önemli etkenlerden biri ayrılan bütçe. 2018’den beri ülkede devam eden ekonomik kriz nedeniyle orman yangınlarıyla mücadeleye ayrılan yatırım bütçesi de azaltıldı.
OGM Yatırım İş Programları’na bakıldığında, OGM özel bütçesinden orman yangınlarıyla mücadeleye 2017’de 152 milyon lira (8 milyon 107 bin dolar) ayrılmış. Rakam, 2018’de 191 milyon liraya (10 milyon 187 bin dolar) çıktı. Fakat zaman içinde ekonomik krizin derinleşmesiyle bütçe önemli miktarda azaldı. 2019’da 28 milyon lira (1 milyon 493 dolar), 2020’de 56 milyon lira (2 milyon 987 bin dolar) ve 2021’de 67 milyon liraydı (3 milyon 573 bin dolar).
2021’deki ‘mega yangın’lardan ve yaklaşık 140 bin hektar gibi rekor seviyede orman alanının zarar görmesinden sonra yükselen tepkilerle OGM özel bütçesine 2022’de 400 milyon lira (21 milyon 333 bin dolar), döner sermaye bütçesine de 2 milyar lira (106 bin 667 bin dolar) uçak ve helikopter alımı için eklendi. Böylece OGM yangınla mücadele yatırım bütçesi toplamda 2,5 milyar liraya (133 milyon 333 bin dolara) ulaştı.
Bütçe yetmiyor, araç-gereç, işçi alınamıyor
Uçak ve helikopterlerin alımının Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından yapılacağı ilan edildi, ancak alınmadı.
Atmış bu bütçe ‘oyunları’nı şöyle değerlendirdi: “Bu durumda, helikopter ve uçak için ayrılan miktarları düşünce, 2022’de yangınla mücadele için OGM’nin kullanacağı bütçe 107 milyon lira (5 milyon 707 bin dolar) olacaktı. Bu miktar da önceki iki yılda olduğu gibi 2017 ve 2018 bütçelerinde ayrılan payların altında kaldı. Bu haliyle ayrılan bütçe azaltıldıkça, orman yangınlarıyla mücadele etmek için işçi istihdamını ve araç-gereç alımını arttırmak da mümkün olmuyor. Orman yangınlarıyla mücadeleye ayrılan bütçe yetersizliği hemen, 2021 mega yangınlarında etkisini gösterdi. Yangınlarla mücadele sırasında yapılan harcamalar o yılın bütçesindeki miktarı oldukça aşmıştı.”
OGM 2022’de orman yangınlarıyla mücadele için toplamda 2 milyar 700 milyon 555 bin lira bütçe ayırmış. Yangın sezonunun başlamasından önceki ilk altı ayda bütçede yer alan kalemlerden çoğunda alım yapmayarak sadece 204 milyon 229 bin lira harcamış. Yani ayrılan bütçenin sadece yüzde 7.6’sını kullanmış.
Atmış şunları anlattı: “Çünkü bütçe azaltıldığı zaman, müdahale için daha az araç gereç, yangın işçisi alınıyor. Hatta daha ucuza mal etmek için özel sektöre ihale ediliyor. Oysa orman yangınlarıyla ciddi bir şekilde mücadele yapılması için ayrılan bütçenin tümünün yangın mevsiminden önce kullanılmış olması ve planlanan alımların yapılması gerekirdi. Bunun ülke ekonomisinde 2018 yılından beri yaşanan krizle ilişkisi var. Bütçeler oluşturulurken hem düşük tutuluyor hem de harcama kalemlerindeki alımların önemli bir kısmı yapılmıyor. Bu durumun 2021 gibi tarihe orman yangınları açısından felaket yılı olarak geçen bir dönemin ardından yaşanmış olması da ayrıca dikkate değer bir durum olarak not edilmeli.”
Yangına müdahaleyi bilenler uzaklaştırıldı
Yangınlar çıkmaya devam edecek. Nitekim Akdeniz bölgesi bir yangın ekosistemi. Atmış’ın bir diğer eleştirisi, hükümetin artık bilgi sahibi insanlarla çalışmaması.
Yangınlar konusunda deneyimliler ya emekli oldu ya da pasif göreve atandı. Yerlerine işi, müdahaleyi bilmeyenler atandı. Özel olarak orman yangınlarıyla mücadele görevi bulunan personel sayısı da yetersiz. Özellikle taşrada, orman işletme şeflikleri ve müdürlüklerinde iş yükü çok yüksek, çalışma koşulları yetersiz ve zor. Yangın işçilerinin koşulları ise çok daha kötü. Bu konuda eğitim ve ekipman yetersizliğinin olduğu da biliniyor. Mühendis kadrosunda görev yapan teknik personelin atama ve yükseltme süreçlerindeki olumsuzluklarla ehliyet ve liyakatin göz ardı edilmesine ek olarak kamuoyunda rotasyon olarak bilinen zorunlu görev yeri değişikliği uygulaması, genel olarak iş tatmini ve motivasyon konularında olumsuz sonuçlara yol açtığı için orman yangınlarıyla mücadelede sorun yaratıyor.