Zeynep Altıok Akatlı: Sayısız can için dudak oynatmayan Cumhurbaşkanı için en önemli gündem sokak köpekleri

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sayısız acı, sayısız can için dudak oynatmayan Cumhurbaşkanı için ülkenin en önemli gündemi sokak köpekleri. Bir katliam planı var ve uygulama geciktikçe sabrı taşıyor reisin. Kan dökecek kanuna zemin hazırlamak için de aylardır işlerine gelince yasaklamak istedikleri sosyal medyadan ‘köpeklerin öldürdüğü çocuklar’ listeleri yayınlayan troller görev başında. Ajitasyon dorukta, karar çocuklar üzerinden kutsallaştırılıyor. Zorla kaybedilen insanlar listesi, istismara uğrayan çocuklar listesi, siyasi görüşü nedeniyle işkence görenler listesi, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla kapıları kırılarak gözaltına alınanlar listesi falan gördünüz mü siz hiç? Ya da toplatılıp barınaklarda işkence edilen köpekler listesi, hunhanca katledilen köpek sayısı, ilkellerin tecavüz ettiği inek, eşek, köpek hatta tavuk sayısıyla kampanya yapana rastladınız mı?

Hiçbir acı umurunda olmayanlar gözlerini ‘çocukların adaleti’ için köpek katliamına diktiler. Nasıl da mutlu bekliyorlar olacakları. Çözüm olarak gördükleri vahşetin gün gelip kendilerini bulacağını tahmin edemeyen bir güruh var karşımızda. Belediyeler ve gerekirse bakanlığın ayıracağı bütçeyle bilimsel ve insani çözüm ve ardından sağlanacak denetim kolayca üretilebilecekken katliam çığırtkanlığı yapıyorlar. Bu saf kötülerin sözcülerinin ‘çocuklara köpek saldırısı’ haberlerinin ardındaki kurmaca ve tuhaf ilişkileri Zülal Kalkandelen defalarca yazdı. Duymak isteyen yok. Yaptıkları çağrının şehvetiyle bas bas bağırıyorlar. Bense önüme düşen Urfa’da bir ineğe demir sopayla vuruluş anını gece rüyamda bile görüyorum. Hemen kapattığım videoda gördüğüm kadar an gözlerimin önüne düşüyor gün ortasında aniden ve içimden bir şey akıyor. Abartıyorum zannetmeyin. Olacaklardan, yaşanacaklardan çok ama çok korkuyorum.

İstanbul’un sokak köpekleri tarih boyunca benzer akılların hedefi oldu ve büyük itlaf yaşadı. Hayırsızada’da aç, susuz, güneş altında can çekişerek öldürüldüler. Her iki katliamın da ardından lanet geldiği tarihçilerin kayıtlarında. 19. Yüzyılda İkinci Mahmut devrinde ve 1910’da İstanbul Şehremini Suphi Bey talimatıyla 80.000 köpeğe büyük acılar yaşatıldı. Belediye Başkanı Cemil Topuzlu da 30 bin köpek imha etmekle övünüyordu. Şimdi İstanbul’un kara geçmişini Türkiye’ye taşımak istiyor olmalılar.

Ben katilden değil köpekten yanayım. Ya siz?

Zeynep Altıok Akatlı’nın yazısı