Doğan Tılıç: CHP'nin Büyük Eğitim Mitingi büyük müydü?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Öğretmenler, atanmayanlar, mülakat mağdurları, müfredata itiraz edenler, laiklik ve cumhuriyet değerleri konusunda endişeli olanlar… Yalnızca atanmayan öğretmen sayısı 1 milyon. Üstelik Eğitim-İş ve Eğitim-Sen gibi sendikaların, CHP Genel Başkanı, milletvekilleri ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun katıldığı bir miting!

Başlıktaki büyüklük konusu göreceli tabii; Türkiye’nin 1. partisi düzenlediğinde bir başkadır “büyük”, 1000 üyeli bir parti düzenlediğinde başka…

Buraya bir soru daha bırakıp devam edeyim: Mitingi Türkiye’nin 2. partisi düzenlese, taşıma maşıma, meydanda kaç kişi olurdu?  

Mitingde dillendirilen konuları sosyal medya gruplarında ne kadar çok insanın konuşup isyan ettiğini bir düşünün! Ve yine şunu sorun, laiklik ve cumhuriyet değerleri gibi konularda sanal ortamlarda “Memleket elden gidiyor” diye feryat edenlerin, başka illeri geçtim, İstanbul’da olanlarından kaçı Saraçhane’deydi?

Sorunun bir hepimizi, bir de CHP’yi ilgilendiren boyutu var.

İnsanları uzun süredir meydanlardan ve sokaklardan uzak tutmuşsanız, bunu yapabilme beceriniz de körelir, kapasiteniz düşer!

Eylem ve eylemek, onun bir biçimi olarak sokaklarda ve meydanlarda olmak da öğrenilen, becerisi geliştirilen bir şeydir. Eylem, hedeflediği sonuçlar açısından o anda bir şey değiştirmese bile katıp eyleyenleri değiştirir. Birbiriyle yan yana duran insanların özgüven duygusunu, umudu büyütür. Eyledikçe daha iyi eyleyiciler olursunuz!

Tıpkı söyledikçe daha iyi söyleyiciler olduğumuz gibi! Sanal ortamın yankı odalarında yalnızca birbirine söyleyenler olarak, sadece söylenmeyi öğrenip içselleştirdik ve o odalardan çıkamadan “söylenenler” haline geldik.

Bunları, Özel’in “Verilen sözleri tutmadılar. Bundan sonra sokaklar, meydanlar bizimdir” sözlerini önemseyerek ve bu hafta sonu Ankara’da çok daha “büyük” olmayı dileyerek yazıyorum.

Doğan Tılıç’ın yazısı