1- Kapatma davası devam ederken Hazine yardımının serbest bırakılması kararı tartışmalıydı. Zaten oybirliğiyle alınmadı.
2- HDP kapatılmak için gereken her şeyi yaptı. Ama bu sadece HDP için geçerli değil. İlk partileri HEP’ti, onu DEP takip etti. DEM Parti sanıyorum 12’nci parti. Bu partilerin tamamının kapatılması için gereken her şeyi yaptılar. Dünyanın hiçbir yerinde terör örgütünün uzantısı olan parti olmaz. Biliyorsunuz; İspanya’da Batasuna Partisi, terörü desteklediği için değil, kınamadığı için kapatıldı. HDP çizgisindeki partiler yaşananlardan bir ders çıkarmadılar. Şimdi de DEM Parti, İstiklal Marşı ve Türk bayrağı ile uğraşmaya devam ediyor.
Çünkü partileri kapatıldıkça oylarını artırdıklarını, tabanlarını kemikleştirdiklerini düşünüyorlar.
Devlet ise bu partileri kapatmanın ötesinde bir yol geliştiremedi.
Tam bir çıkmaz durum ile karşı karşıyayız.
Partileri kapatma çare değil. Ama onun ötesinde de bir çözüm üretilemiyor. Üçüncü bir yol bulunamıyor.
Şimdi gelelim HDP konusuna…
17 Mart 2021 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı. İddianamede 687 kişi hakkında siyasi yasak istendi.
Anayasa Mahkemesi dosyayı inceledi, usul yönünden şekilsel eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iade etti.
İddianame şekilsel eksiklikler giderildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne tekrar gönderildi.
Siyasi yasak istenenlerin sayısı 500’e indi.