Abbas Güçlü: Ezber ve sınav odaklı eğitim sistemimiz hâlâ aynı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Eğitim ve öğretim iki ayaklı bir süreçtir.

Günümüzde bilgiye ulaşmak öylesine kolay ve hızlı hale geldi ki, okullar, kitaplar, öğretmenler öğrencilerin gözünde “yavaş” ve “yetersiz” kaldı.

Bu yüzden eğitimde tüm rollerin değişme zamanı geldi de geçiyor.

Yeni roller bir an önce belirlenmeli ki geleceğe yönelik hazırlık süreçleri de o çerçevede şekillenmeli. Örneğin öğretmenler artık bilgilendirenden çok yönlendiren ve bilgiyi kullanma yollarını öğreten olacaksa eğitim fakülteleri kendilerini ona göre dizayn etmeli.

Örneğin mühendisler 30, 40 yıl önceki demode bilgilerle yola devam etme yerine her 5 yılda bir, yeni gelişmelerle donanımlı hale gelmeli ve bu çerçevede yeterliliklerini kanıtlamalılar ki, her felaketten sonra günah keçisi haline gelmemeliler.

Dünyadaki genel gidişatı doğru okuyamazsak, doğru bir eğitim sistemi oturtamayız, dolayısıyla gençlerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlayamayız. Geleceği, geleceğe hazır olanların kontrol altına alacağını asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Sevmek yetmez!

Devlet ve millet olarak eğitimi önemsiyoruz. Aile bütçesinde olduğu gibi genel bütçede de en büyük payı eğitime ayırıyoruz.

Peki, o zaman eğitim söz konusu olduğunda neden hep karamsarız?..

Eğitime yönelik eleştiriler ve öğrencilerin memnuniyetsizliği sadece bizim değil, gelişen ve gelişmekte olan tüm ülkelerin ortak sorunu.

Dünya öylesine hızla değişiyor ki eğitim artık gençlerin gerisinde kalıyor. Onların beklentilerini karşılamıyor.

Memnuniyetsizlik oranının bu kadar yüksek olmasının nedeni biraz da bu yüzden.

Abbas Güçlü’nün yazısı