Türkiye’nin bu noktaya gelmesinde 1970’lerden sonra iktidara gelen partilerin ve liderlerinin tercihleri önemli rol oynadı. Dünyada moda haline gelen ‘Tek Adam’ rejimlerinin ülkemizdeki temsilcisi olan Recep Tayyip Erdoğan da Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’ni kurup bütün yetkileri elinde topladıktan sonra ekonomiyi siyasi hedeflerinin aracı olarak kullandı. Yetersiz kaynaklarla hızlı büyüme tutkusu Sayın Erdoğan’ın seçim kazanmasını sağladı ama Türkiye’yi de azgın enflasyon sarmalında bocalayan bir ülke haline getirdi.
Sayın Erdoğan şimdi ülke ekonomisini çıkmaza sürükleyen “irrasyonel” maceradan vazgeçip akılcı politikalara dönüşü simgeleyen Mehmet Şimşek’i son koz olarak kullanmaya çalışıyor. Mehmet Şimşek’in “rasyonel” politikalara geri dönerek attığı adımlar üzerine kredi değerlendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye’nin kredi notunu bir tık yükseltmesi dikkate alınması gereken bir gelişme ama yerel seçimlere 10 gün kala ekonominin geleceğini belirleyecek kişi olarak gene Erdoğan’ın adı öne çıkıyor.