İstanbul Valiliği, sebepsiz gözaltı ve kötü muameleden mahkum edildi

UFUK ÇALIŞKAN 

ufukcaliskan@diken.com.tr

MOBESE görüntüleri, ‘içeriden’ anlatımlar ve son olarak polis raporuyla çürütülen Kabataş’ta başörtülü bir kadının Gezi eylemcilerinin tacizine uğradığı iddiası hükümete yakın basın tarafından ‘ısrarla’ gündemde tutulurken, Gezi sürecinde polisin kadınlara yönelik aşağılayıcı, ayrımcı ve cinsiyetçi tutumu mahkeme kararıyla tescil edildi. 

Gezi Parkı’nın açıldığı 8 Temmuz 2013 günü Taksim’de sebepsiz yere gözaltına alınan, ‘ince arama’ ve kötü muameleye maruz kalan gazeteci Ayşe Adanalı, İstanbul Valiliği’ne karşı açtığı tazminat davasını kazandı.

Mahkeme, 50 bin TL tazminat talebiyle açılan davada valiliği 10 bin TL ödemeye mahkum etti.

Polisin 15 Haziran’da girdiği Gezi Parkı 8 Temmuz’a dek halka kapatılmıştı

8 Temmuz 2013'te Gezi Parkı'nın resmi açılışının ardından parka koşan yurttaşlar polis engeliyle karşılaşmıştı. Fotoğraflar: Sendika.org
8 Temmuz 2013’te Gezi Parkı’nın resmi açılışının ardından parka koşan yurttaşlar polis engeliyle karşılaşmıştı. Fotoğraflar: Sendika.org

Gezi Parkı’nın yerine Topçu Kışlası’nın yeniden inşa edilmemesi için başlayıp ülke çapında bir isyana dönüşen Gezi eylemleri sürecinde, 15 Haziran 2013 akşamı polisin TOMA ve gaz bombalarıyla girdiği Gezi Parkı üç haftayı aşkın bir süre halka kapatılmıştı.

‘Müdahale yok’ tweet’leriyle hatırlanan dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun 8 Temmuz’da ‘protokol’le birlikte yaptığı Gezi Parkı açılışını izleyenler arasında Hollandalı NOS TV Türkiye prodüktörü Ayşe Adanalı da yer alıyordu.

‘Neden geçemiyorum’ diye sordu, gözaltına alındı

‘Resmi tören’in ardından uzun süredir görüşemediği annesiyle Taksim’de buluşmayı planlayan Adanalı, İstiklal Caddesi girişinde polis engeliyle karşılaştı.

Kendisine ‘Buradan geçemezsiniz’ diyen polise bunun gerekçesini soran Adanalı, kısa bir tartışmanın ardından polis amirinin ‘Alın bunu’ talimatıyla altı yedi polis tarafından gözaltına alınarak polis aracına bindirildi.

‘İnce arama’ya tabi tutuldu

Taksim Dayanışması üyelerinden mimar Mücella Yapıcı da aynı gün gözaltına alınmış ve ince aramaya tabi tutulmuştu.
Taksim Dayanışması üyelerinden mimar Mücella Yapıcı da aynı gün gözaltına alınmış ve ince aramaya tabi tutulmuştu.

Yaklaşık beş saat boyunca araçta tutulan Adanalı, karakola götürüldüğünde ise polisin buna hakkı olmamasına karşın ‘ince arama’ adı verilen ve kadına yönelik cinsel tacizin karakoldaki yansıması olarak kabul edilen çıplak aramaya tabi tutuldu.

Aynı gün saat 19.00’da parkta buluşma çağrısı yapan Taksim Dayanışması üyeleri de TOMA’lı gazlı polis saldırısının ardından gözaltına alınmış ve dayanışma üyelerinden mimar Mücella Yapıcı ile kızı Cansu Yapıcı da ‘ince arama’ adı altında tacize maruz kalmıştı.

Uyurken fotoğrafları çekildi, kamera olan tuvalete götürüldü

Ayşe Adanalı’nın vekilliğini üstlenen Gezi Hukuku’ndan avukatlar Alp Tekin Ocak ve Murat Deha Boduroğlu, uygulanan işkence yöntemlerini şöyle sıraladı: “Temmuz sıcağında klima bozuk olduğu gerekçesiyle havasız bir yerde 48 kişi bir arada tutuldu. Kadınlar uyurken gelip bacaklarının fotoğrafları çekildi, kadınlar kamera olan tuvalete götürüldü.”

Kadın polis kolumu ters çevirip cama yapıştırdı

72 saat boyunca gözaltında tutulan ve savcı karşısına çıkarılmayan Adanalı, kendilerine karşı ayrı bir nefretle yaklaştıklarını belirttiği kadın polislerden birinin kolunu ters çevirip kendisini cama yapıştırdığını ve bu nedenle omzunda zedelenme meydana geldiğini anlattı.

Üç günlük sebepsiz gözaltı süreci ve karşılaştığı kötü muamelenin ardından serbest bırakılan Adanalı, İstanbul Valiliği’ne karşı, kolluğun hukuka açıkca aykırı eylemlerinden, yani haksız fiilden kaynaklı 50 bin TL’lik tazminat talebiyle dava açtı.

İstanbul Valiliği mahkum edildi

Davanın karar duruşmasına katılan Adanalı, uğradığı kötü muameleye ilişkin detaylar yazılı ifadesinde yer alsa da, yaşananların kendisini nasıl etkilediğini sözlü olarak da mahkeme heyetine anlattı.

Davayı karara bağlayan İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi, İstanbul Valiliği’ni 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum etti.

Örnek bir dava olmasını istedik

Karara ilişkin Diken’e açıklamalarda bulunan Adanalı, Gezi sürecinde yaşanan hak ihlalleri nedeniyle zarar görenlere örnek olması amacıyla bu davayı açtıklarını söyledi. Talep edilenin beşte biri oranında tazminata hükmedilen kararı temyize götüreceklerini belirten Adanalı, iç hukuk yollarının tükenmesi halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracaklarını kaydetti.

Kadınlara yönelik aşağılayıcı, ayrımcı ve cinsiyetçi muamele görülmüş oldu

Adanalı’nın vekilliğini üstlenen Gezi Hukuku’ndan avukatlar Alp Tekin Ocak ve Murat Deha Boduroğlu da Diken’e yaptıkları yazılı açıklamada, kararı uğranılan zararın karşısında yetersiz bulmalarına karşın, idarenin kusurunun mahkemece tescilinin bir kazanım olduğuna dikkat çekti.

“Sadece işkence degil, kadınlara yönelik aşağılayıcı, ayrımcı ve cinsiyetçi muamele de bir mahkeme tarafından görülmüş oldu” diyen avukatlar, mahkemenin Türkiye İnsan Hakları Vakfı tarafından alınan tıbbi raporu karara dayanak almış olmasının önemini vurguladı.

Polis şiddetine uğrayanlar TİHV ve benzeri kuruluşlardan da rapor alabilir

Avukatların açıklamasında, bu kararın ardından, polis tarafından hukuka aykırı biçimde dövülen, darp edilen, doğrudan gaza mağdur bırakılan kişilerin doğrudan TİHV ve benzeri kuruluşlardan da doktor raporu alabileceği ve bunu davalarına dayanak yapabileceği belirtildi.