Çağan Irmak 'Yaratılan'la sorgulatıyor: Asıl 'canavar' kim?

ECE PİROĞLU

ecepiroglu@diken.com.tr

@EcePIROGLU

Yönetmen ve senarist Çağan Irmak, “Ben bunu çekmeden ölmeyeceğim” dediği ‘Yaratılan’ dizisiyle izleyiciyi sorgulatıyor: Asıl ‘canavar’ kim?

Taner Ölmez (Ziya) – Erkan Kolçak Köstendil (İhsan)

Hayallerinin peşinden giden Irmak’ın son hayali ‘Yaratılan’ Netflix’te gösterime girdi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Bursa-İstanbul hattında geçen hikayede maceraperest, isyankâr, zeki ve başarılı tıp talebesi Ziya ve dahilik ve delilik arasındaki ince çizgide bulunan İhsan’ın hikayesi anlatılıyor. Zamanlarına aykırı düşen, insanlığa şifa, hastalıklara çare bulmak için evrenin sırlarını arayan iki hekim beklenmedik yolculuklara çıkıyor.

Bu satırlar, okura bir yerlerden tanıdık gelmiş olabilir. Evet, Irmak 15 yıllık düşünü gerçekleştirirken sinemanın belki de en çok sömürdüğü eser ‘Frankenstein’dan esinlenerek risk almış. Ancak bunu tekrara düşmeden, ezberlerin dışına çıkarak yapmayı başarmış.

Mary Shelley’in ikonik eserini ilk 13 yaşında okuyan ve aklından çıkaramayan Irmak, buradan yola çıkarak yarattığı bu destansı hikayede, kibrine yenilen insanın yaratılan olmaktan çıkıp yaratan olma arzusunu incelikle bir şekilde işlemiş.

Diziyi izlerken de görüyoruz ki asıl canavar insanın içindeki o kibir. Canavarlar aramızda ve onları yüzleri değil kalpleri ele veriyor…

Modern bilimin, yobazlığa ve muhafazar bakışa karşı duruşunu işlerken, ipin ucunu kaçıran insanın, tanrılaşma isteğiyle neler yapabildiğini de gözler önüne seren Irmak finalde şu cümlelerin altını çiziyor: “İnsan bilime değil, kibrine yenik düşer. İnsanın arayışı bitmeyecek bitmemeli çünkü o zaman ümit dediğin şey de biter.”

Büyük şeyler söylemekten korkar olduk

Dizinin ilk üç bölümünü Irmak ve başrol oyuncularıyla birlikte izledik. Ardından sorularımızı yanıtlayan Irmak, bu projenin sinemaya küsme nedenlerinden birisi olduğunu söylüyor. Çünkü kimse bu senaryoyu kabul etmemiş ya da yapmaya cesaret edememiş. Ta ki Netflix elini taşın altına koyana kadar…

“Epik sinema yapmayı unuttuk” diyen Irmak, sektöre eleştirisini de şu sözlerle getiriyor: “Epikten, büyük şeyler söylemekten korkar olduk. Şimdi daha çok kısa, samimi, hayat kadar güzel filmlerin arkasına saklanıyoruz. Ben sinemanın bu kadar macerasız olmamasını istiyorum artık. Evet kişisel, sanat filmlerini seviyorum ama böyle büyük bir şey yapmaktan vazgeçmek beni çok mutsuz ediyor. En son sinemalarda Yüzüklerin Efendisi’den bu yana epik büyük bir şey görmemek beni bir seyirci olarak üzüyor.”

Irmak, çok güzel bir set geçirdiklerini ve hiç yorulmadıklarını belirtiyor ama onu Ziya karakterini canlandıran Taner Ölmez yalanlıyor: “Çağan Hoca çok severek gittiğimizi söyledi sete doğru söyledi. Hakikaten çok severek gittik dağlara, güle oynaya Heidi gibi dolaşa dolaşa. Ama yorulmadık mı acayip derecede yorulduk. Hocanın yorulmadık dediği o kısma katılmıyorum. (gülüşmeler) Bu işin içinde olduğum için gururluyum.”

Rezil olma ihtimali olan bir iş

İhsan karakterini canlandıran Erkan Kolçak Köstendil ise her sabah makyajının dört buçuk saat sürdüğünü söyleyerek prodüksiyonun büyüklüğüne dikkat çekiyor: “Ve bunun oynanış biçimi biraz bizim tiyatroda oynamaya alışık olduğumuz bir biçim. Uzun uzun tiratlar oynadığımız ve seyirciyi bununla tutmaya çalıştığımız bir süreç var. O yüzden bu çok heyecan vericiydi. Bu, rezil ve internette caps olma ihtimali olan bir iş. Ama bence güzel olan şey birilerinin bu riski göze almış olması. Galiba bizi de en çok heyecanlandıran şey buydu.”

Yarattığı sahnenin ertesi günü çocuğu oldu

Irmak, Taner Ölmez ile aralarında geçen ve kendisi için özel olan anı da seyircilerle paylaşmak istiyor: “Taner yarattığı sahnenin ertesi günü çocuğuna sahip oldu. Birazcık çalışma sınırımızı aşmıktık ve bu sarılma sahnesini yarına bırakalım dedik. Taner, ‘Hocam ben bugün sarılabilir miyim? Ekipten bir saat daha çalışmasını isteyelim, ben buna bugün sarılayım’ dedi. O kadar mutlu olmuştum ki o an herkes dolmuş, duygu var, yarına bırakmadık ve o sahneyi kesintisiz duyguyla çektik.”

Çağan Irmak imzalı ‘Yaratılan’ dizisinden ilk fragman