Gelelim Londra’ya. Şimşek daha önce tanıdığı fon yöneticilerine ne diyecek?
“Hans, Sam, Henry, Tony, Coni ve Frank Türkiye’de büyük bir pasta var paranızı getirin” mi diyecek?
Başkalarının parasını yöneten ve sıkı denetlenen bu fonların yöneticileri “Mehmet bizi çağırdı” diye koşarak Türkiye’ye milyarlarca dolar mı sokacak?
Yok öyle bir dünya. Bu fonların Türkiye’ye gelmesi için önce yapısal reformların yapılması lazım. Yani başta hukuk reformu. Yani adam bilecek ki, başım sıkıştığında Türk mahkemeleri beni korur diye.
En önemlisi yarın istediği zaman parasını alıp gidebileceğini bilmeli. Londra Swap piyasası halen kapalı ve yabancılar, TL için yüzde 800-1000 faiz ödüyor.
Bu kanalı açtınız diyelim yeniden kapanmayacağının garantisini verebilecek misiniz?
Ortada bir seçilmiş var o da Erdoğan.
Erdoğan’ın, Mehmet Şimşek’i daha önce olduğu gibi bir kez daha kovmayacağını kim garanti edebilir?
Peki, Şimşek ne yapacak?
Ya da elinde ne var?
Tek silah var o da faiz. Yani dövize karşı faiz silahını çekecek. NASI’ı yok hükmünde görüp faiz arttıracak.
Faiz artarsa dolar gelir mi?
Elbette gelir!
Kısa vadeli vur-kaç fonlar gelir. Türkiye’nin kanını biraz daha emmek için gelir.
Bu da bizim daha çok vergi ödeyip bu adamlar için çalışmamız anlamına gelir.
Şimdi soruyorum; bu işaretlere bakarak dolar sizce düşer mi?