İzliyoruz, okuyoruz, görüyoruz; ileri demokrasi çizgisine ulaşmış ülkelerin partilerinde liderlerin “koltuk kolikliğine” asla izin verilmiyor. Asla geçit verilmiyor. Asla göz yumulmuyor. Seçimi kaybeden özeleştirisini yapıyor ve gidiyor. Koltuk seviciliğin ülkeyi her açıdan kısırlaştırdığını, eşitliğin önünü tıkadığını, daha iyilerin ortaya çıkmasına duvar olduğunu; ‘ülkeyi kendini yarı tanrı sanan liderlerin tapulu malı haline soktuğunu’ biz zaten 21 yıldır gördük, görüyoruz. Kılıçdaroğlu da gördü. İleri demokrasi gereği “koltuk kolik” olmayacaktır; tahminime göre “Ben Kemal gidiyorum” diyecektir.