Moskova’da geçen hafta yapılan Türkiye, Suriye, İran ve Rusya Dışişleri Bakanları toplantısından somut sonuç çıkmadı.
Ancak toplantının bir yönü var ki, üzerinde düşünmeye değer;
Moskova’daki toplantı Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine sadece 4 gün kala gerçekleşti. Seçimleri hangi Cumhurbaşkanı adayının önde bitireceği belli olmadan, TBMM’de çoğunluğun hangi tarafa gideceği muamma iken böylesine kritik bir toplantı yapılması manidar.
Demokratik ülkelerde seçimlere bu kadar az zaman kala herhangi bir iktidarın, 12 yıldır “düşman” addettiği bir ülkenin rejimi ile masaya oturmak konusunda bu kadar hevesli olması uygun görülmez. “Düşmanlığın son bulması” gibi kritik bir dış politika davasında karar seçim sonrasına, oluşacak yeni hükümete bırakılır. Eğer mevcut hükümet seçimlerden başarılı çıkarsa, politikasını uygular. Eğer başarılı olmazsa, yeni gelecek olanlara “manevra alanı” sağlamış olur.