Servet Yıldırım: Oldukça dolarizeyiz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dolarizasyon halkın alışveriş yaparken, tasarruf ederken ya da bir sözleşme imzalarken Türk lirası yerine yabancı para kullanmasıdır. Türkiye’de mevduatların yüzde 40’ı Türk lirası cinsinden, yüzde 41’i yabancı para ve yüzde 19’u ise dövize endeksli bir tasarruf aracı olan Kur Korumalı Mevduat (KKM) cinsinden tutuluyor. Her ne kadar ekonomi yönetimi KKM’nin bir TL mevduat olduğunu ısrarla vurgulasa da bana ve birçok ekonomiste göre KKM dövize endeksli bir enstrümandır ve dolarizasyonun bir unsurudur. Bu nedenle, Türkiye’de mevduatların yüzde 40’ı TL cinsinden ve geri kalan yüzde 60’ı ise ya dövize endeksli ya da döviz cinsindendir. Ve geçmiş ile karşılaştırıldığında bu oran çok yüksektir. Mesela 2014 yılında mevduatların yüzde 60’ı TL ve geri kalanı dövizmiş. Dolayısıyla Türkiye’de bir gerçekleşmekte olduğu belirtilen “liralaşma”yı son dönem de dahil olmak üzere görmek mümkün değildir. Aksine yıllar itibariyle yüksek oranda dolarizasyonun hüküm sürdüğü bir ekonomi haline gelmişiz. Türkiye’de yabancı para vadeli ve vadesiz mevduatların geniş para arzı M2 içindeki payı da dolarizasyonun geldiği boyutu gösteriyor. Kısacası, “Ne kadar dolarizeyiz?” sorusunun yanıtı “Oldukça dolarizeyiz”dir.

Servet Yıldırım’ın yazısı