CANAN COŞKUN
canancoskun@diken.com.tr
@canancoskun
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ‘olur‘uyla anıt ağaçların bulunduğu Boğaziçi Üniversitesi arazisinin birinci derece doğal SİT alanı statüsünün düşürülmesi kararı mahkeme tarafından oybirliğiyle iptal edildi. Mahkeme, ‘SİT değişikliğinin bilimsel bir dayanağı olmadığını’ belirtti.

İstanbul’un Sarıyer ilçesi sınırları içinde yer alan Boğaziçi Üniversitesi arazisinin statüsü 7 Eylül 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak değiştirilmişti. Kararla üniversite arazisinin 217 bin metrekarelik alanı ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’, 205 bin metrekarelik alanı da ‘nitelikli doğal koruma alanı’ olarak tescillenmişti.
‘Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları’nda turizm faaliyetlerine ve konut inşasına izin veriliyor.
‘Nitelikli doğal koruma alanları’ndaysa iskele, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi, mesire alanları, park ve rekreaktif alanlar, atık su arıtma tesisi, atık su deşarjı, kanalizasyon şebekesi, içme suyu temini, jeotermal su çıkartılması ve iletim hattı, enerji nakil hattı, trafo, şalt sahası, iletişim hattı, ulaşım hattı, açık otopark, teleferik ve telesiyej, sabit olmayan duş, gölgelik, soyunma kabini, büfe ve tuvalet yapılabiliyor.
Boğaziçi Üniversitesi arazisinin yapılaşmaya açılması tehdidine karşı Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED), akademisyenler ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi davalar açmıştı.
‘Bilimsel dayanak yok’
Mahkeme, geçen günlerde BÜMED’in açtığı davayı karara bağladı. Kararda, Boğaziçi Üniversitesi arazisinin iki farklı SİT derecelendirilmesiyle birbirinden ayrı tutulmasının bilimsel bir dayanağının olmadığı aktarıldı.
Bu adımın ekolojik bütünlük olarak uygun olmadığını kaydeden mahkeme, yerleşkenin tarihi kimliği dikkate alındığında tarihi ve dönem içinde yapılmış yapılarla birlikte bütün olarak korunması gerektiği belirtildi.
Üniversite arazisindeki mezar yerleriyle ilgili bilgi eksikliğini aktaran mahkeme, envanter çalışması yapılması gerektiğine, SİT statüsü alan sınırlarının ancak bu çalışmadan sonra belirlenebileceğine işaret etti.
‘Bilimsel rapor yeterli değil’
Kararda, üniversite arazisinin doğal SİT statüsünün kaldırılmasına dayanak yapılan Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu’nun (ETBAR) eksikliklerine de değinildi.
ETBAR’ın biçim ve içerik olarak SİT statü sınırlarını tanımlamaya imkan verebilecek bilimsel yeterlilikte olmadığını belirten mahkeme, SİT değişikliğinin bilimsel temelden yoksun olduğunu ifade etti.
Değişikliğin koruma esaslarına uygun olmadığını belirten mahkeme, kararın hem kampüs bütünlüğünü hem de Boğaziçi sisteminin doğal bütünlüğünü olumsuz etkileyeceğini aktararak SİT derecesi düşürme kararını oybirliğiyle iptal etti.
‘Doğal SİT alanı olarak kalacak’
BÜMED’in avukatı Haşmet Ozan Güner, Güney Kampüs’ü kapsayan dava konusu arazinin doğal bitki örtüsünün özel olduğunu ve korunması gerektiğini belirtti.
Güner, rivayete göre Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethederken otağını buraya kurduğunu, arazide yer alan şehitlikte envanteri çıkarılmamış birçok mezar olduğunu aktararak arazinin tarihi önemine işaret etti.
Avukat, “Bundan sonra Boğaziçi Üniversitesi arazisi birinci derece doğal SİT alanı olarak kalmaya devam edecek” dedi.
Boğaziçi’ne ‘yapılaşma’ düzenlemesine karşı bilirkişi raporu: Mevzuata aykırı
İstanbul yağmaya ‘şipşak’ açılmış
Boğaziçi’ne yeni ‘operasyon’: Üniversite arazisi yapılaşmaya açılabilir
Bakanlığa göre Boğaziçi’nde yapılaşma tehlikesi de yok planı da
Boğaziçililerden üniversite arazisinin statü değişikliğine itiraz