Bugün CHP’nin kendi adayı var. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, üstelik bir çok partiyi yanına alarak Cumhurbaşkanı Adayı olmuştur. CHP örgütünün ve parti tabanının hiç olmadığı kadar zirveye yakın olduğu bir zamanda canla başla çalışacağı muhakkaktır. Yani İnce’nin buradan kendi yanına hatırı sayılır bir oy çekmesi imkânı nerede ise sıfırdır.
O zaman bir “potansiyel oy alanı” bulmak durumundadır.
Peki “İnce potansiyeli” yüzde 30’larda mıdır? Yani 2018’de yüzde 30’a ulaşmış bir Muharrem İnce, bu seçimde de en az yüzde 30’u hedeflemiş olabilir mi?
Yüzde 30 neden önemli? İnce yüzde 30 alırsa, belki seçim ikinci tura kalır, ikinci turda da yarışanlardan birisi olur.
Bu ne demek? İkinci tura ya Kemal Kılıçdaroğlu ile ya da Tayyip Erdoğan ile birlikte kalıp yarışmak demek.
Şu ana kadar yapılan tahminler, evet, İnce’nin hesaba katılması gereken bir oy potansiyeli vardır, ama bu yüzde 3-5, bilemedin 6-7 oranındadır. Bu son rakamı seslendiren nerede ise yok.
Bu rakamlar önemli mi? Kesinlikle. Yüzde 50 artı 1 hesabı sadece bu rakamları değil binde bilmem neleri bile hayati önemde kılıyor.
Sayın İnce’nin “Vak’a” haline gelişi de, kimi seçtirmeyebileceği ya da kimin işine yarayabileceği noktasında ortaya çıkıyor.