Ataol Behramoğlu: Utanma duygusundan nasıl bu kadar yoksun olabilirsiniz?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Geçen yıl şubat ayında Ankara’da, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin ödüle layık gördükleri arasında olduğum “Yılın Atatürkçüsü Ödülü”yle ilgili toplantıda yaptığım konuşmada mevcut siyasal iktidarı sertçe eleştirmiş ve konuşmanın bir yerinde (şimdi videoya bakarak yazıyorum) aynen şöyle demiştim: “Parantez diyorlar ya Cumhuriyete… parantez kendileri… çok da uzun sürdü aslında… bu parantezi kapatmak lazım…”

Burada söylenen yeterince açıktı. Anımsadığımca iktidar kanadından bir hanım milletvekili Meclis’te, “Cumhuriyet yüz yıl süren bir parantezdir, bu parantezi kapatacağız” demişti… Sözlerim ona, onun gibilere bir yanıttı… Yeterince açık değil mi? 

Öyle olmadı… Toplantının hemen ardından akıldışı bir saldırıyla karşılaştım… Belli çevrenin gazeteleri, internet siteleri, “sosyal medya” kanalları “Ataol Behramoğlu hükümete karşı darbe çağrısı yaptı” manşetleriyle dolup taştı… Toplantıyı onurlandıranlar arasında bulunan sayın Ahmet Necdet Sezer’in adı da kullanılarak şöyle manşetler atıldı: “Sezer’in katıldığı ADD toplantısında darbe çağrısı…” vb.

Bu manşetleri atanlara soruyorum: Utanma duygusundan nasıl bu kadar yoksun olabilirsiniz?

Ataol Behramoğlu’nun yazısı