Böylesine devasa bir gök taşı dünyaya çarptıktan sonra artık çok geç. O yüzden önlem alınacaksa öncesinde alınmak zorunda.
Bizim gök taşımız ise deprem. “Acaba olur mu” diye düşünmemize de gerek yok; alttan sürekli vuracağını da biliyoruz. Uzaydan gelecek bir gök taşının dünyaya çarpması bile önlenebilir ama alttan gelecek depremi önleme şansı yok.
Ama önlem almak mümkün. Gök taşı ile deprem arasındaki temel fark bu zaten.
Biz bunu yapmadık, önlem almadık, yıllar boyunca hem de. Tam aksine, depremin yaratacağı tahribatı daha da büyütecek adımlar attık…
Bir kesimimiz çaldı, çırptı; para için her şeyi yaptı, vatandaş biraz bilmediği için, biraz ucuz bulduğu için bu konutlarda oturmak zorunda kaldı.
Yönetici kesimimiz ise oy alabilmek uğruna bu çok katlı mezarlara izin verdi, başta vermediyse de sonra “Gel barışalım” diye aff etti. Üstelik bir de “barışma parası” aldı.