Sosyal medyada bir paylaşımı sansürlemenin tek yolu onu silmek değil. Bunu, paylaşımın görünürlüğünü azaltarak da yapabilirsiniz. Böylece, insanlar ifade özgürlüğüne dayanarak paylaşımlarını yaparken, platform o paylaşımları kimsenin görmemesini ya da çok az kişinin görmesini sağlayarak sansür amacına ulaşabilir. Shadowbanning tehlikeli ve yanıltıcı paylaşımlar için, çeşitli ilke ve standartlara bağlı kullanıldığında faydalı bir uygulama da olabilir. Ancak en kritik anlarda kötüye kullanılabilir. Öyle ki, kimse ne olduğunu anlamaz, anladığı zaman da iş işten geçmiş olabilir. Bir seçim gününü düşünün örneğin. Ertesi gün seçim sonuçlandıktan sonra, bir gün önceki shadowbanning’i anlasanız ne anlamı olur ki? O nedenle, sosyal medya platformlarının sahipliği ve onların uyması gereken sorumluluklar konusu son derece önemli. Bu işi “sosyal medyada sansüre karşıyız” diyerek geçiştiremeyiz. Elon Musk gibi insanların sahipliğinde olsun olmasın, sosyal medya platformlarını otoriteye karşı mücadelemizde yanımızda olan müttefikler olarak görüyorsak, bundan acilen vazgeçmeliyiz. Sosyal medya platformları artık bir yayıncı gibi sorumluluk alıp, algoritmaları ve içerik denetimiyle ilgili hesap verebilir hale gelmeli. Bu konu, yasaklarlarsa VPN ile çözeriz konusu değil. Hükümetlerin, hiç yasaklamadan daha yukarılardan sorunu çözmesi mümkün değil mi? Musk gibi birinin sahipliğinde, bunun olmayacağından emin olabilir misiniz?