Açıkça görülüyor ki tek adam yönetimi dini sınırsızca kullanma marifetine rağmen, genel olarak dinin bu dünyanın acılarına, gerçek hayatın halkın önüne çıkardığı sorunlara, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin açtığı derin yaralara çare olamayacağını çok iyi biliyor. Dini alanda başörtüsü, aile üzerine yapılan demagojiler devam ederken, bunların etki alanlarının sınırlılığı hesap ediliyor ve “vaaza”, “dini telkinlere” değil, gerçek “paketlere” ağırlık veriliyor. Dini propaganda ancak gerçek paketlerin eklentisi olarak işlev görebiliyor. Ama halkı içine sürükledikleri yoksulluk uçurumu o kadar derin ki, bu alanda atacakları hiçbir adım kendilerinden hesap sorulmasını engelleyemeyecek.