İktidarın büyük kentleri kaybettiği son yerel seçimlerin HDP’nin desteği olmadan kazanılmasının mümkün olmadığını bilen altılı masa bileşenlerinin, Erdoğan’ın karşısında çıkarılacak cumhurbaşkanı adayının yine HDP’nin desteği olmadan kazanılmasının imkansıza yakın olduğunu görmedikleri söylenebilir mi? Peki buna rağmen neden böylesine antidemokratik bir karar karşısında bile bir tepki verilmiyor? Eğer bir tanım gerekirse buna herhalde ancak, ‘Güçten düşürülmüş parlamenter sistem’ diyebiliriz. Onu bile zor söyleriz. Burada yapılan, ‘Cumhur İttifakı, bizi HDP ile ilişki propagandasıyla sıkıştırmaya çalışırken, bu konuda açık tutum alamayacağımızı anlayacak kadar ferasetli olduğunuzu düşünüyoruz’ demek gibi bir şeydir.
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın, altılı masanın, AYM’nin kendileriyle ilgili kararı karşısında ortak bir tepki vermemesi üzerine, HDP olarak kendi cumhurbaşkanı adaylarıyla seçime gideceklerini ifade etmesi, muhtemelen bir tepkiyi de içeriyordu.
HDP’nin, Türkiye kritik bir seçime giderken ilk turda Erdoğan’ın yenilmesi amacıyla çıkarılacak ortak adaya sıcak baktığı, ancak, kendileriyle diyalog konusunda fazlasıyla mesafeli duran altılı masa karşısında siyasetsiz bir biçimde bekleme durumunda kalmak istemediği biliniyor. Bu nedenle HDP açısından ilk turda bir aday çıkarma seçeneği hep masadaydı. Bunda garip bir şey yok.