2001 bankacılık skandalından sonra getirilen düzenlemelerin meyvesini AKP yemiştir. Hakkını verelim 2012 yılına kadar da kamu maliyesini iyi yönetmişlerdir. Ancak paranın tadı kurdun dişine kan değmesi gibi gelince, işler sapıtmıştır. Yolsuzluk ekonomisi başlamış, kaynaklar yandaşlara akmıştır. Bu tablo içinde bankacılık sistemi kör topal gidiyordu. Hani çok iyi olduklarını iddia etmiyorum zira proje bazlı bankacılık yerine girişimcinin yedi ceddine ipotek koyarak kurnazca para kazanan bir yapıları mevcuttu. Ancak yine de finansal kesim, reel kesimi fonlayarak bu sakat sistemin dönmesi için elinden geleni yapıyordu. Bankaların devlet tahvillerinden milyarlar götürmesine kızmıyorum çünkü ekonomiyi berbat hale getiren idarecilerin zaafı tabiatta boşluk olmaz kuralı gereğince cevabını buluyordu. Kangallar sürüyü korumazsa kurtların gelmesinden daha doğal ne olabilir söyleyin? Ancak banka sistemi bütün bu gelişmelere rağmen hayati bir rol oynadı, oynamaya çalışıyor. Çok basit bir rol: Sanayi kesimine fon akışı sağlamak…