Ayşen Uysal: Hukuk mücadelesi, ülkede mücadele biçimi olmaktan çoktan çıkmış

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Günler iyice kısalmaya başladı. Bir süredir sabahları karanlığa uyanıyoruz. İçimiz kararalı ise nice olmuş. Bartın’dan gelen haberle de zifiri karanlığı yaşıyoruz kaç gündür. Karnını doyurabilmek için yerin yedi kat altında zifiri karanlıkta iş tutanlar ve aileleri kadar olamasa da acının pençesindeyiz. En nihayetinde ateş düştüğü yeri yakıyor. Günümüzde, başkasının acısına duyulan üzüntü de bir başka acıya kadar bile sürmüyor ne yazık ki. Her ne kadar “Unutmayacağız”, “Unutursak kalbimiz kurusun”, vs. diye söylesek ya da yazsak da. Gün geliyor sloganlar anlamını yitiriyor. Öyle hemen olmasa da bir süre sonra tedavülden kalkanları da var. Mesela ben bir ara “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganına epey sinir olmaya başlamıştım. Herhalde hukuk tamamen ortadan kalktığından, hesap verme olasılığı falan görünmediğinden son zamanlarda bu sloganı pek de duymaz oldum. Toplumsal muhalefet, yani bizler de sonunda artık hukukun kırıntısı kalmadığını, var gibi göründüğünde de aslında hep birlikte aklımızla dalga geçmek için varmış gibi gösterdiklerini idrak ettik sanırım. Yani umarım anlamışızdır. Gerçi anlasak ne fayda, her hukuksuzluk karşısında bir sürü masraf ederek dava açmaya devam ediyoruz. Ahmet Altan demişti sanırım “Beni hukuk varmış gibi savunmaya devam et.” Ben de avukatıma 2016’dan beri benzer şeyleri söylüyorum, ama galiba artık kendimizi kandırmaktan da vazgeçmemiz lazım. Zira, hukuk mücadelesi mücadele biçimi olmaktan çoktan çıkmış ülkede…

Ayşen Uysal’ın yazısı