Gözde Bedeloğlu: Görüyoruz işte, sonrası hep epistemolojik kopuşlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Giderseniz gidin, yerinizi doldururuzdan, niye gidiyorsunuz, üzülürsünüz aşamasına kısa sürede gelinmiş olmasının sebebi, artık gerçeğin taşınamayacak kadar ağır olmasında yatıyor. Kendine güvenini yitirmiş, etki alanı daralmış, geleceğe dair sözü de planını da olmayan çürümüş ama yine de bunu kabullenmeyen bir iktidarın artık herkese acı veren hikâyesinde rehin tutuluyoruz. Doğru, ortada bayağı ve sefil olan şeyler var. Değil daha iyi bir araba hayali kurmayı, bugünü çıkarabilecek miyim diye kara kara düşünenler var mesela. Çocukların çocukluk gamsızlığı, gençlerin gençlik heyecanları ellerinden alınmış. Elde yok avuçta yok. Koskoca Anadolu’yu madden fakir, manen fakir, kaygılı ve bıkkın, tedirgin ve çaresiz bir coğrafyaya çevirmek de AKP’nin 21.yüzyıl vizyonu olarak kayda geçti.

Gerçek, reddedene kurşun gibi ağır. Alengirli kelimelere, anlaşılmayan cümlelere sığınmak yanlışı örtmüyor. Deniyor ki, daha iyi bir araba için gidene kızıyor bin odalı sarayın sakini, bu nasıl iş! O da cumhurbaşkanının kendine gördüğü hak! Kutsallık atfedilen devletin başında olmanın, öyle bir güçle sarıp sarmalanmanın bir sonucu. Ah o dokunulmazlar olanlar, ah o dokunulmazların koruyuculuğuna atananlar… Ah o gerçekliğe sürekli yüz çevirmeler… Görüyoruz işte, sonrası hep epistemolojik kopuşlar.

Gözde Bedeloğlu’nun yazısı