Britanya'nın Schindler'i sette görüntülendi

Britanya’da ‘sör’ unvanı verilen usta oyuncu Anthony Hopkins (84) yeni filmi ‘One Life’ta Nazilerin elinden 669 çocuğu kurtaran Nicholas Winton’u canlandırıyor.

Fotoğraflar: BBC Films

Usta oyuncu, bugün filmin Pinner’da kurulan setinde ilk kez görüntülendi.

2’nci Dünya Savaşı sırasında Çekoslovakya’da Nazilerden yüzlerce çocuğu kurtardığı için ‘Britanya’nın Schindler’i’ (1200 kişiyi Nazilerden kurtaran Alman sanayici Oskar Schindler) diye de anılan Winton’u canlandıran Hopkins, bej gömlek, kahverengi kravat ve açık kahverengi bir paltoyla günün shanelerini oynadı.

Bu Holokost (Yahudi soykırımı) filmi sayesinde Ukraynalı sığınmacı krizine de dikkat çekmek isteyen Hopkins’in rol arkadaşları arasında Lena Olin, Helena Bonham Carter, Alex Sharp, Jonathan Pryce yer alıyor. Olin, Hopkins gibi ‘sör’ unvanı verilen Nicholas Winton’ın eşi Grete’i canlandırıyor.

BBC Films ve See-Saw Films ortak yapımı filmde Winton’ın gençliğini Britanyalı oyuncu Johnny Flynn oynayacak. Filmin vizyona giriş tarihi henüz belli değil.

‘Kuzuların Sessizliği’ filmindeki rolüyle birçok sinemaseverin belleğine kazınan iki Oscar sahibi Hopkins’in büyük bir yapımda başrol üstlenen en yaşlı Britanyalı oyuncu olduğu belirtilirken yapım ekibinden şu açıklama geldi: ”Anthony’nin rolü kabul ettiğini duyan herkes çok sevindi ve heyecanlandı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle filmde rol almak onun için büyük önem taşıyor. İki yıl önce konuşmuştuk ama araya pandemi girdi, çekimler ertelendi. Ve açık ve nazikçe söylememiz lazım biz 84 yaşına gelen Anthony’nin artık başrol stresini istemeyebileceğinden korktuk.

Nicholas Winton

1938’de, Çekoslovakya’nın başkenti Prag’a giden borsacı Nicholas Winton’ın amacı oradan İsviçre’ye kayak tatiline gitmekti. Ancak Nazilerin işgali altındaki Çekoslovakya’da sığınmacı krizi olduğunu duyunca planını değiştirdi. Çekoslovakya’dan Britanya’ya çocukları taşıyan sekiz tren seferi organize etti. 1015’te, 106 yaşındayken ölen Winton, 2003’te ülkesinde kendisine nişan verildiğinde, ”Böyle şeylere imza atmak için size o fırsat sunulmuş olmalı. Ne kadar şanslıymışım” demişti.