ZEYNEP GÜVEN ÜNLÜ
zeynepguven@diken.com.tr
Eğitmen ve yazar Sepin Sinanlıoğlu ile yazar ve çevirmen Mahir Ünsal Eriş bir hayal kurdu, bu hayalden Poetika doğdu. Adını sanat kuramı üzerine ilk eser olan Aristo’nun ‘Poetika’sından alan program, yalnızca özgün kurgusuyla değil bilimsel bir çalışmaya konu olmasıyla da öne çıkıyor.

Poetika’yı tanımlamak zor. Önce programı tasarlayanlardan Sepin Sinanlıoğlu’nun tarifine kulak verelim: “Poetika Mahir’le birlikte kurguladığımız, teori ve pratiği matematiksel bir bağ içinde, disiplinler arası yaklaşımla ele alan interaktif bir çalışma.”
Şimdi Mahir Ünsal Eriş’i dinleyelim: “Poetika, insanın insan olma hikayesini anlama niyetiyle düşünülmüş, bu heves ve heyecanla kalkışılmış bir şey. Sepin’in fikriydi ve benimle paylaştı, ben de bir parçası oldum.”
Sinanlıoğlu ve Eriş, “mesele ve merak ettiğimiz konular üzerine birlikte kafa yoruyoruz, bunu yaparken kendi uzmanlıklarımız ve tecrübemizle müfredat oluşturuyoruz” diyerek esnek bir tarif yapsalar da, titizlikle yapılandırılmış sağlam bir temel üzerine oturuyor Poetika.
Temelinde Organic Intelligence (Organik Zeka) ve Somatic Resilience and Regulation (Somatik Dayanıklılık ve Regülasyon) adlı iki tescilli program var.
Bunun üzerine Sepin Sinanlıoğlu, Plymouth Üniversitesi’nde tamamladığı ‘Poetics of Imagination’ (Hayal Gücünün Poetikası) yüksek lisansında, gelişimsel / erken yaş travma ve çok sayıda temel mindfulness eğitiminde biriktirdiklerini koyuyor.
Mahir Ünal Eriş, tarih, arkeoloji, antrolopoji, kültür ve sanat tarihi içerikli sunumlar sunumlar ekliyor.
Online dersleri öncesinde ve sonrasında gönderdikleri videolarla, okuma parçalarıyla ve ‘ev ödevleri’yle destekleyen Sinanlıoğlu ve Eriş, bugüne kadar her biri 20 saatte tamamlanan ‘Hafıza’, ‘Güven(lik)’, ‘İnsan(lığ)ın Çocukluğu’, ‘Merak ve Üretkenlik’ temalarından sonra şimdi ‘İlişki(lenme) eğitimine hazırlanıyorlar.
Bilimsel araştırma konusu oldu
Boston Üniversitesi’nde sosyoloji doktorası yapan Bahar Aldanmaz, Poetika’yı bilimsel metodlarla araştırmaya değer bulan bir akademisyen adayı. Sepin Sinanlıoğlu’nun başka eğitimlerine katıldıktan sonra Poetika’nın insanların hayatında yarattığı değişimi merak ediyor ve araştırma yetkinliğini bu projede kullanmaya karar veriyor.
Sepin Sinanlıoğlu, Mahir Ünsal Eriş ve Bahar Aldanmaz’la programın farklı açılarını konuştuk.
Sepin Sinanlıoğlu, Eğitmen, Yazar
Fizyolojiyi destekleyecek tekniklere önemli bir yer veriyoruz
Boğaziçi Üniversitesi’nde İşletme okudunuz, uzun süre private equity işi yaptınız çalıştınız. Sonra spiritüel eğitim alanına nasıl geçiş yaptınız?
Sizin ne kastettiğinizi anlamakla birlikte ‘iş dünyası’ diye tabir edilenden şu an yaptığıma geçişim için paketlenmiş ve her röportajda çantamdan çıkardığım bir hikayem yok. Böyle hikayelerin gençleri yanlış yönlendirdiğini düşünüyorum. Eski işimi bırakıp bu işleri yapıyor olmam enteresan geliyor insanlara, bir yandan bunun da farkındayım. Ama ‘şaşaalı kariyerimi bıraktım bu işlere girdim’ söylemlerini kendime yakın bulmuyor, hatta yakıştırmıyorum.
Poetika’da eğitmen olarak yetkinlik kazanmak için nasıl eğitimler aldınız?
Çok fazla. Üniversitede okuduğum dört senenin misli eden saatlerde eğitimim var, hepsini buraya sığdırmak imkansız. En çok etkilendiğim, anlattıklarımda en çok izi olanlardan bahsedebilirim.
İngiltere’deki Plymouth Üniversitesi’nden edebiyat yüksek lisansım, yazar Martin Shaw tezimin süpervizörüydü, yüksek lisanstan çok malzeme getiriyorum eğitimlere.
Stephen Jenkinson’ın Kanada’daki okulu Orphan Wisdom School’un öğrencisiyim. İşin fizyoloji kısmında ise terapist ve Organic Intelligence’ın kurucusu Steve Hoskinson’la çalıştım, gelişimsel / erken yaş travmaya merakımdan da Kathy Kain ve Stephen Terrell’la İsviçre’de, İrlanda’da defalarca eğitim aldım. Bütün temel mindfulness eğitimlerimi de Hollanda’da Eline Snel’den aldım. Eline’in Hollanda’daki okulunun Türkiye ortağıyım.
Poetikanın içeriğini nasıl oluşturdunuz?
Belirlediğimiz konu etrafında Mahir’le birlikte, biz bu konuda neyi merak ediyoruz sorusu üzerinden gelişiyor. Yani bu konuya nasıl kafa yormak istiyoruz diye yola çıkıyor, kendi uzmanlıklarımızdan bilgi, teknik ve içeriklerle de müfredatı son haline getiriyoruz.
Her modül sonrası katılımcılarla, o modülün içeriğinin katılımcının gündelik hayatında devam edebilmesi için yapılan çalışmaların, pratiklerin, bahsi geçen kitapların, şarkıların, benim ve Mahir’in ilgili yazılarının vs toplandığı bir doküman paylaşıyoruz. Bu şekilde katılımcının o modülü hayatına entegre edebilmesini istiyoruz.
Poetika’nın bir de ‘çocuğu’ var, ‘Posta Poetika’. Poetika’yla ortak ya da bazen ondan bağımsız konular üzerine detaylı, derinlikli yazıların yayımlandığı dijital bir mecmua. Abonelik esasıyla çalışıyor.
Poetika, bilimsel olarak araştırılmaya değer görüldü. Yarattığınız etkinin bilimsel olarak ölçülmesi sizin için ne kadar önemli?
Poetika’nın katılımcılar üzerindeki etkisi, Boston University, University of Southampton ve Bilgi Üniversitesi doktora – lisansüstü öğrencilerinden oluşan bir ekip tarafından araştırmaya konu ediliyor.
Burada aslında önemsediğimiz şey, alışılmışın, süregelenin, ana akımda popüler olan müfredatın dışında, edebiyat, müzik, sanat ve farklı disiplinlerin eğitmenlerin hayat tecrübesiyle harmanlandığı bir müfredatın insanlar üzerinde, insanların esenliği üzerindeki etkisinin araştırılması.
Bir modülde yaşam – ölüm – geçmiş arasındaki bağı gözlemleyebilmek için turşu kurmayı konuşuyoruz, başka bir modülde geçmişten, mesela anneannelerimizden hatırladıklarımızı konuşuyoruz, yeri geliyor Golding’in Sineklerin Tanrısı romanından dem vuruyor, yeri geliyor Tamburi Cemil Bey’den Yanık Ninni’yi dinliyoruz.
Her modülde fizyolojiyi destekleyecek tekniklere önemli bir yer veriyoruz, bir Poetika kiti oluştu diyebilirim. Böyle değişik bir müfredat üzerine bilimsel araştırma bizi heyecanlandırıyor.
Alanınız maddi ve manevi suistimale açık. Fayda gören kadar zarar gören oluyordur muhtemelen. Okurlar iyiyi kötüden nasıl alırsın? Bir eğitimde karar kılarken neye baksın?
İşin eğitmen tarafında biri olarak bu konuda ahkam kesmek bana düşmez. Öğrenci olarak ise bugüne kadar hep alacağım eğitimi değil, çalışacağım insanı seçtim. Eğitmenin söyledikleri ve yaşamı arasında tutarlılık mesela benim için önemli bir kriter ama dediğim gibi bu çok şahsi bir şey.
Mahir Ünsal Eriş, Yazar, Çevirmen
İnsanı anlamak çok iddialı, kendimi tanısam yeter
Zamanın ruhunu yakalayan romanlar, edebiyat ödülleri, çeviriler… derken Poetika diye bir eğitim programına başladınız. Sizin açınızdan nasıl bir hikayesi var Poetika’nın?
Poetika, insanın insan olma hikayesini anlama niyetiyle düşünülmüş, bu heves ve heyecanla kalkışılmış bir şey. Bu Sepin’in fikriydi ve benimle paylaştı, ben de bir parçası oldum.
Poetika oturumlarında ben de tarih, arkeoloji, antrolopoji, kültür ve sanat tarihi içerikli sunumlar hazırlıyorum. Poetika’nın kendine konu başlığı olarak seçtiği meseleler üzerine düşünmenin bana da iyi geldiğini inkar edemem.
Bu bizi, Poetika’nın yanı sıra, Poetika’nın aylık mektup uygulaması olan Posta Poetika’yı yaratmaya da itti.
Edebiyat kendini ve başkalarını tanımak için çok güçlü bir araç. Bunun yeterince kullanıldığını düşünüyor musunuz? Siz ne kadar kullanıyorsunuz?
İnsanı tanımanın çok iddialı bir heves olduğunu düşünüyorum. Edebiyat kendimi tanımama faydalı olsa, benim için kafidir.
Katılımcılardan nasıl geri bildirim alıyorsunuz? Siz bu eğitimlerde ne öğrendiniz?
Henüz birinci yılını bile tamamlamamışken Poetika’nın hem katılımcılarda hem de hazırlayıcıları olarak bizlerde keyifli etkileri olduğunu gözlemleyebiliyorum. Bir kere her şeyden önce, farklı disiplinler, farklı görüşler, farklı maziler üzerine kurularak bir araya gelmiş bilgi ve deneyimlerin bir arada bu kadar uyumlu şekilde iş görüyor olması her iki taraf için de ufuk açıcı oldu. Biz dünyayı ve insanı anlatıyoruz. Ama bunu dünyayı ve insanı daha iyi anlayabilmek için yapıyoruz. Bunun da hem bizim için hem de katılımcılar için değeri ve anlamı büyük.
Bahar Aldanmaz, Araştırmacı
Eğitim programlarını Batılı erkekler tasarlıyor
Çalışma alanlarınız ne?
‘İyi olma hali’ olarak çevirebileceğimiz ‘well-being’, ‘üreme adaleti’, ‘toplumsal cinsiyet ve regl’ konularında çalışıyorum.
Poetika’yı neden / nasıl araştırma konusu olarak seçtiniz? Burada sizi araştırmacı olarak ne heyecanlandırdı?
Poetika Serilerini, Sepin’in ‘Yetişkin Eğitimi’ni aldığım sırada öğrendim ve bana böyle bir içeriğin sıfırdan Türkiye gerçekliği ve bağlamı göz önüne alınarak yapılıyor olması çok enterasan ve önemli geldi.
Doktorada öğrendiğim araştırma yetkinliğimi böyle bir projede kullanmak fikri hoşuma gitti. Son olarak, bugüne kadar bu alanda üretilen birçok içeriğin Amerikalı veya Avrupalı erkekler tarafından üretildiğini düşündükçe Sepin ve Mahir’in Poetika Serilerinin bir ‘Oyunbozan’ olabileceğine inancım arttı, bu nedenle de bu ekibe araştırmacı olarak dahil olmak istedim.
Çalışmanızı hangi yöntemle yapıyorsunuz?
Araştırma ekibimizin bir kısmı daha niceliksel yöntemlerle Poetika Serileri’nin katılımcılar üzerindeki etkisini ölçüyorlar. Ben ise katılımcılarla yaklaşık birer saat süren görüşmeler yaparak derinlemesine konuşuyorum. Ortak ve temel hedefimiz Poetika’nın katılımcılarına etkisini anlamak.
Bunu nasıl anlamaya çalışıyorsunuz?
Soru sorarak. Hayatlarında gerçekten bir şeyler değişti mi? Daha iyi hissediyorlar mı? Günlük yaşamlarında neleri değiştirdiler ve bu değişikliklerin etkileri ne oldu? Poetika’da sorgulanan konular, sorulan sorular ve daha da önemli tanışılan diğer insanların katılımcıya nasıl etkisi oldu? Bunlardan da en önemlisi, katılırken katılımcıların motivasyonları neydi ve ne buldular?
Şimdiye kadar siz ne buldunuz?
Analiz hala devam ediyor ancak katılımcılara Poetika’nın onlara ne hissettirdiğini sorduğumda aldığım bazı yanıtlar şu şekilde: ‘Poetika benzer kişilerle ortaklık kurma hali’, ‘Bize cevap vermeye çalışmıyorlar tam tersine kafamızdaki soruları oltayla tutuyorlar’. ‘Kendim olmaya ve kendimle yüzleşmeye cüret ediyorum, acımın ve yaşadıklarımın görüldüğünü hissediyorum.’ ‘Kafamdaki soruları alıp yere oturttular. Dağınıklardı. Şu an onları tutabiliyorum.’