Dikkat edin, ne zaman yaylalarda, kentlerde, kırsalda veya dere yataklarında izinsiz yapılaşma olduğunda, bunu genelde afet zamanları gündeme getiriyoruz. Devlet; dere yatağına gökdelen dikeni affetmekle kalmıyor, zararını dahi tazmin ediyor. Hal böyle olunca dere yatağı, iskân alanı oluveriyor.
İmar aflarına dikkat edin. Affettiğiniz uygunsuz inşaat, depremde yıkılıveriyor. Siz affediyorsunuz ama dere affetmiyor, deprem affetmiyor, afet affetmiyor. İyi de hala neden affeder durursunuz? Çünkü affedenler de genelde yasaları çiğneyen, kuralları esnetenlerin ya bizzat kendileri veya “affedersin” diye devletin kapısına dayananların yakınları…
Ezcümle; ben enayi yerine konulmaktan bıktım. Bundan böyle mademki kendiniz gibi yasa kural çiğnemeyenleri affedip duruyorsunuz, o halde ben de vergimi, yükümlülüklerimi yerine getirmeyip, af bekleyen saflarında yerimi alırım. Milletin daha doğrusu bu hükümetin tek enayisi ben miyim?