İsmet Berkan: Yoksulluk ve zenginlik, eğitim yoluyla bir kuşaktan öbürüne aktarılıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

PISA rakamları, ortaöğretim kurumları istatistikleri ve üniversite sınav sonuçlarından hareketle yaptığım kaba hesabımı daha önce yazmıştım, tekrar edeyim:

Her yıl ilkokula başlayan kabaca 1 milyon çocuğumuzun içinden 100 binini biz dünyadaki akranları seviyesinde, iyi bir eğitimden geçiriyoruz.

Kalan 900 bin çocuğun 250 bin kadarını “Türkiye için idare eder” diyebileceğimiz bir seviyede liseden çıkarıyor, ortalama veya biraz ortalama altı Türk üniversitelerine yolluyoruz.

Geriye kalan 650 binine ise hiçbir şey yapamıyoruz.

PISA’nın kendi yaptığı anket dahil bir sürü araştırma var. Aynı rakamlara tersten baktığımızda şunu görüyoruz: O hiçbir şey yapamadığımız 650 bin çocuk toplumun en alt, en fakir kesiminin çocukları.

En tepedeki 100 bin çocuk ise toplumun en zenginlerinin çocukları.

İsmet Berkan’ın yazısı