Ekonomistler yanıtladı: Dolar niye çıkıyor?

ANIL CAN TUNCER

@tunceranil

İktisatçılar, dolardaki yükselişi iktidarın politikalarına güvensizlik sonucu yerli mevduat sahiplerinin Merkez Bankası toplantısı öncesi ‘dolarlaşma’ sürecine girmesine bağlıyor.

Fotoğraf: AA

Merkez Bankası’nın yılın son toplantısını yapacağı perşembe günü öncesi döviz kurları haftaya rekorlarla başladı. 14,75 lirayı gören doların ‘ateşi’ Merkez Bankası’nın müdahalesine rağmen sönmedi.

İş dünyasının şikâyetlerini dinleyerek görevine başlayan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin mesajları da yabancı analistler tarafından ‘Merkez Bankası’na müdahaleye devam’ olarak algılandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından ortaya atılan ‘yeni ekonomi modeli’nde cari dengenin sağlanmasıyla enflasyonun düşeceğine inanılıyor. Modelde ayrıca değersizleşen TL’nin ihracatı destekleyeceği, düşük faiz ortamının da yatırımları yukarı taşıyarak istihdamı artıracağı savunuluyor. Ekonomi yönetimi yeni modelde en erken iki yıl içinde sonuç alınabileceğini ifade ediyor.

Yeni bakan Nebati, bu modele bakışıyla ilgili ‘tutmazsa üzülürüm’ demişti.

Diken, iktidarın cevap veremediği soruları ve dövizdeki yükselişi iktisatçılara sordu.

İktisatçı Sönmez: İktidara ve yol haritasına güven yok

İktisatçı Mustafa Sönmez, ekonomiye olumlu etki edebilecek sanayi üretimi ve cari denge verilerine rağmen dövizdeki yükselişe dikkat çekerek bunun nedeninin iktidara olan güvensizlik olduğunu söyledi: ”Bugün normalde pozitif etki edecek veriler yayınlandı. Ancak bunlara rağmen dövizde sert artışlar var. Bunun tek açıklaması bu iktidara ve yol haritasına hiçbir güveninin olmaması. Nitekim en son Merkez Bankası üzerinden yapmış olduğu müdahalelerin işe yaramadığı da ortaya çıktı. Bugünkü küçük bir atakta da herhangi bir müdahale de gelmeyince bu iktidarın kontrolü kaybettiğine dair duygu pekişti.

‘Endişe verici yanı nerede durulacağının bilinmemesi’

Özellikle TL’de kalan mevduat sahipleri ‘neresinden dönsek kardır’ diye bir dolarlaşma süreci başlattılar yeniden. Bunun endişe verici yanı nerede durulacağının bilinmemesi. Bunu şu an yavaşlatacak bir araç yok. Ellerinde kalan tek araç MB tarafından TL faizlerinin arttırılması. Bunu da yapmıyorlar. Rezerv de yok. Sermaye girişi de yok. Tersinde dünyada ABD başta olmak üzere faizlerin yeniden arttırılması ihtimali ortaya çıktı. Bütün bunlar TL’nin aleyhine çalışıyor. Enflasyon doludizgin gidiyor. Haliyle enflasyona karşı dövize sığınmak durumunda hissediyorlar. Bu da talebi arttırınca fiyatlar gidebildiği kadar gidiyor.”

‘Tahribat öngörülerin çok ötesinde olacak’

Sönmez, ‘öngörülemezliğe’ vurgu yapıp perşembe günkü Merkez Bankası toplantısıyla ilgili yapılacak en doğru şeyin faizleri arttırmak olduğu savundu: ”Hiçbir şey öngörmek mümkün değil. Bütün bunun üstüne bir de perşembe faiz indirseler ya da indirmeseler ne olur? Yapacakları en doğru şey faiz arttırmak. İsterse pas geçmişler. İndirirlerse de bir şey olmaz. Zaten indirecekler diye satın alınıyor. Bu olanlar biraz da erken önden satın alma. Bu iktidarın yapabileceği tek şey faizleri arttırmak. Onu da politik olarak istemiyor Erdoğan. Kendisini çok fena bağladı. O zaman da geriye sadece böyle seyirci olarak bakmak kalıyor. Bunun da yarattığı tahribat öngörülerin çok ötesinde olacak.”

Kubilay: Bu seferki yerlilerin atağıyla gerçekleşti

Akademisyen Murat Kubilay, yabancı yatırımların öncesinde büyük ölçüde TL’den çıktığına vurgu yapıp kurdaki yükselişin yerlilerin atağıyla gerçekleştiğini söyledi: ”Enflasyona ilişkin beklentiler bütünüyle bozuldu. MB, hem erken faiz indirime giderek hem de Erdoğan’ın neye dayanarak söylediği belli olmayan açıklamalarıyla bu süreci oldukça başarısız bir şekilde yönetti. Haliyle birçok yatırımcı da bundan sonra daha büyük kur atağı olacak beklentisiyle döviz talebine girmiş durumda. Tek olumlu yanı yastık altına kaçış olmaması. Yani finansal sisteme zarar verebilecek bir yanı yok. Yabancı yatırımcılar TL’den büyük ölçüde çıkmışlardı. Onların yaptığı bir etki yok. Kurumsal ve büyük yatırımcılar da döviz cinsi tasarrufları tutmaktaydılar. Bu seferki yerlilerin atağıyla gerçekleşti. Bunun neticesinde başka bir yere doğru gitti. Şu saatten sonra MB’nin faiz arttırmayacağına inanmış hatta indirime devam edeceğine kanaat getirenler doğal olarak böyle refleks gösteriyor. Bu da bir tsunamiye dönüşerek -normalde bu kadar kötü olmayacak bile olsa- bu duruma neden oluyor.”

Kubilay, perşembe günkü MB toplantısı öncesi öngörülerini şöyle özetledi: ”MB karar alma süreçlerini mantığı bilemediğimiz için bir öngörüde bulunmak zor. Ancak bundan sonra faiz indirmeyip, faizi asla indirmeyeceğini beyan etmedikçe bu işin içerisinden çıkmak zor. Kısa vadede faiz artırımı beklemek zaten siyasi gerekçelerle mümkün değil. Ama faiz indirilmezse ve rezerv satışları yapılırsa belki bir süre daha idare edebilir. Aksi halde durum çok daha olumsuz yerlere gidecektir.”

Aksoy: MB, faizi 14’e düşürecek

Anketlerdeki tahminleriyle Bloomberg’in sıralamasında en önde yer alan HSBC Portföy Baş Ekonomisti İbrahim Aksoy, perşembe günkü toplantıda MB’nin faizlerini 14’e düşüreceğini tahmin ediyor.

Sabah notunda ABD’deki enflasyon rakamlarına ve MB’nin piyasaya müdahalelerine vurgu yapan Aksoy, dolar kurunda oynaklığın yüksek olacağı görüşünde.

https://twitter.com/aksoyibrahim/status/1470301263279579140?s=20

Bloomberg, Erdoğan’ın ‘Çin modeli’ni beş maddede inceledi: Yeteri kadar vakti yok

ABD’li uzman: Erdoğan ‘kırılma noktası’na kadar bekleyebilir

Nebati güvence vermiş: Sermaye kontrolleri söz konusu değil