Yargıtay başkanından sert çıkış: Yeni paket, yargı bağımsızlığına ciddi zarar verecek

 

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Danıştay ve Yargıtay’daki daire sayılarını arttırılması ve adli yıl açış törenlerinin kaldırılmasını da içeren yeni yargı paketine ilişkin çok sert bir açıklama yaptı.

Yargıtay Başkanı Ali Alkan
Yargıtay Başkanı Ali Alkan’dan ‘mecburi’ açıklama…

Bu hafta içinde Meclis’te ele alınması beklenen düzenlemeye ilişkin görüşlerinin sorulmadığını belirten Alkan, “Değişiklikler Yargıtay’a, yargısal kültüre, yargı bağımsızlığına ve temyiz incelemesinin mahiyetine ciddi zararlar verebilecek nitelikler taşımakta” dedi.

Alkan, söz konusu düzenleme hakkında  Yargıtay tarafından bildirilen öneri ve değişiklik teklifleri değerlendirilmeye alınmadığı için, “Bu gelişmeler, Adli Yargının en sorumlu makamında oturan şahsımı kişisel düşüncelerimi açıklamaya mecbur bırakmıştır” notu düşerek yaptığı yazılı açıklamada özetle şunları söyledi:

Değişiklikler Yargıtay’ın taleplerine dayanmıyor

Bu teklifin öncesinde veya hazırlanması sırasında kurumsal ihtiyaçlarımız ve taleplerimiz sorulmadığı gibi bir istişâre arayışına da girilmemiştir. Bu teklifteki değişikliklerin hangi ihtiyaçlara dayandığı, takvimlere bağlanacak derecedeki aciliyetlerin ne gibi sebeplerden kaynaklandığı bilinmemektedir. Bu teklifle, ileri sürülen değişiklikler, Yargıtay’ın taleplerine dayanmadığı gibi Yargıtay’a, yargısal kültüre, yargı bağımsızlığına ve temyiz incelemesinin mahiyetine ciddi zararlar verebilecek nitelikler taşımaktadır.

Sıkça yapılan müdahaleler anayasanın sözüne ve ruhuna aykırı

Adli Yargının temyiz mercii olarak görevlendirilmiş bir Yüksek Mahkeme olan Yargıtay’ın, işleyiş ve organizasyon olarak da bağımsızlığı korunmalıdır. Zira Yargıtay’ın kuruluşu ve işleyişi de Anayasamızın 154/son maddesi gereğince “mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı” esaslarına tabidir. Yargıtay’ın, yasal seçim yetkisine dayanarak Büyük Genel Kurulu tarafından oluşturulan birimlerine sıkça yapılan bu tür müdahaleler Anayasamızın sözüne ve ruhuna uygun değildir.

Yargıtay’ı büyütme anlayışı, onu bir Yüksek Mahkeme olmaktan çıkaracak

Yargitay

Yargıtay’a gelen dosya sayısı her yıl yüzde on civarında arttığından, bu artışa bağlı olarak gerçekleştirilecek bu türden değişiklikler her üç yılda bir Yargıtay’ın yüzde otuz oranında büyümesi sonucunu doğuracak ve Yargıtay’ın bir içtihat mahkemesi olma özelliğini tamamen ortadan kaldıracaktır. İş yükü sorunu, sadece Yargıtay’ı büyütme anlayışına bağlı olarak çözülmeye çalışılacaksa, bu yöntem hem sorunu çözmeyecek hem de Yargıtay’ı bir Yüksek Mahkeme olmaktan çıkaracaktır.

Atamalarda Yargıtay’ı devre dışı bırakmanın makul bir açıklaması yok

Türkiye’ye ve Avrupa Birliği’ne yıllardır, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirileceği vaadinde bulunulmaktadır. Yargısal alandaki pek çok iyileştirici etki, bu mahkemelerin faaliyete geçmesine bağlı olarak ortaya çıkacaktır.

Eğer istinaf mahkemeleri ileri sürüldüğü gibi faaliyete geçirilecekse, Yargıtay’ın iş yükü yaklaşık yüzde doksan oranında azalacak ve 2015 yılı sonunda arşivde temyiz incelemesini bekleyen dosya kalmayacaktır.

Bir taraftan Yargıtay’ı yüzde doksan oranında küçültecek istinafları faaliyete geçirmeyi vaat etmek, diğer taraftan Yargıtay’ı yüzde otuz oranında büyütmek için teklifte bulunmak çelişkisi, yasa değişikliği teklifinde gösterilen gerekçelerle açıklanamadığı gibi, tutarlı ve makul bir yaklaşım olarak da görülmemektedir.

Muvafakat ve görüş işlemini kaldırarak, kanun yolları incelemesinde uzmanlaşmış insan kaynaklarını atama ve görevden alma işlemlerinde, Yargıtay’ı kurumsal olarak devre dışı bırakmanın makul, meşru ve devlet geleneği kapsamında bir açıklaması bulunmamaktadır.

Adli yıl açış töreninin kaldırılması tüm düşüncelerin etki gücünü azaltacak

Bu teklifle birlikte Yargıtay’ın, bir Yüksek Mahkeme olarak temyiz incelemesinde görev yapacak hâkim ve Cumhuriyet savcılarının belirlenmesindeki kısıtlı rolü tamamen ortadan kaldırılmakta ve Yargıtay HSYK’nın doğrudan atama ve görevden alma işlemlerine muhatap olan bir ilk derece mahkemesine dönüştürülmek istenmektedir. Bu tasarruf, başta temyiz incelemesinin mahiyeti olmak üzere Yargıtay’ın Yüksek Mahkeme sıfatı ile uyuşmamaktadır.

Adli yıl açış töreninin kaldırılmak istenmesi, sadece Yargıtay’ın değil yargı adına ifade edilen tüm düşüncelerin etki gücünü azaltacaktır.

Yapılacak düzenlemeler, bir dizi yanlışın önünü açabilecek nitelikte

Özellikle yargıya tanınan yasal demokratik seçim hakkının kullanılması sonucunda oluşan temsile, yeni bir yasa değişikliği ile tekrarlanan bu tür müdahale düşünceleri kabul edilemez.

Bu kapsamda, yapılacak düzenlemeler, yargıda devamlılık ve tutarlılık esaslarına aykırı, geçmişe ve geleceğe sâri bir dizi yanlışın önünü açabilecek niteliktedir.