Mustafa Taha’nın bugün Diken’de yayınlanan yazısına Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya öğretim üyesi Sarphan Uzunoğlu’ndan anında ‘tepki’ geldi.
Uzunoğlu’nun yazısı şöyle:
Fenerbahçe’nin tüm maçlarını televizyondan takip etmeye çalışan bir taraftar olarak spor gibi kendi adıma ağır gördüğüm ve yalnızca on-on beş gün kadar haberci olarak çalıştığım bir alanda yazı yazarken yapacağım hatalar için öncelikle af dileyerek başlamalıyım belki de.
Taha’nın yazısını okuyunca
Ancak Diken.com.tr’de Mustafa Taha tarafından kaleme alınan Fenerbahçe’deki düşüşün dört nedeni başlıklı yazıyı okuduğumda aklımda belirgin bir şimşek çaktı. Çünkü, bir spor yazısının kapitalist ve siyasi etkiden uzak bir biçimde, bu kadar net fiziki ve kadrosal problemler üzerine kurgulanmasının ardında iki ihtimal vardır: Birincisi, sahada var olan haksızlığı görmezden gelmek, ikincisi ve daha da fenası ise bir şeyi üstünde yazı yazma yeterliliği kazanacak kadar takip etmemiş olmak.
Mustafa Taha, Fenerbahçe’nin düşüşünü sakatlıklar, zorlu fikstür, Ersun Yanal’ın durgunluk dönemi, puan farkının rehaveti başlıkları altında topluyor. Ancak sadece dünkü maç için bile aşağıdaki pozisyondan bahsederek başlayabiliriz. Pozisyon 11. Dakikada gerçekleşiyor:
http://www.youtube.com/watch?v=VYhDrkAxKEs
Hemen ardından ise Egemen’in dokunmadığı rakibin kendini yerle yeksan etmesi, hakemin faul çalması ve sarı kart vermesi, üstüne de doğrudan kırmızı kartla Egemen’i saha dışına atması var. Dakika 16:
http://www.youtube.com/watch?v=zsWXBDt3Msw
Bu dakikaya kadar tek kale oynanan maçın dengesi hemen ardından değişiyor, dahası Sivasspor’un ilk golü Fenerbahçe’nin geri kalan birkaç defansından biri sakatlanmış bir şekilde Sivasspor ceza alanında yatarken gerçekleşiyor.
Taraflı hakem
Sahaya sinek düşse maç durduran hakem, hatta Fenerbahçe’nin gole gideceği bariz pozisyonları durduran hakem garip bir şekilde neredeyse gole sevinecek kadar taraflı olduğunu sergiliyor.
Mevcut şartlar içinde Mustafa Taha’nın es geçtiği bu tür görüntülerin uzun süredir Beşiktaş’a olduğu üzere Fenerbahçe’ye uygulanmaya başlamasının açık bir şekilde siyasal iktidar ve federasyonun kirli hesaplarıyla ilgisi olsa gerek.
Kirli ve ahlaksız oyun
Öyle ya, bir gazetenin 24. Sayfasındaki içeriği bile kendine dert edebilecek dereceye gelmiş bir başbakanın hakem odasına bağlanıp telekonferans yapmadığını bize garanti edebilecek herhangi bir delil yok elimde. Ancak kesin olarak gördüğüm bir şey varsa o da Fenerbahçe’nin sakatlık ve transfer yapmama probleminin sabit olduğu; ancak hakemler, federasyon ve AKP’ye yakın spor medyasının Fenerbahçe üstündeki kirli ve ahlaksızca oyununun süreceği.
Futbolu sadece spormuş gibi ele alan bir yazı yazamadığım için futbol adına üzülüyorum; ama bu dönemde futbolu yalnızca futbol sananlara da üzülmeden edemiyorum.