ERAY ÖZER
erayozer@gmail.com
Dünyanın en büyük uyuşturucu baronu olarak bilinen Meksikalı Joaquin ‘El Chapo’ Guzman’ın ABD’de görülen davası yüksek güvenlik önlemleri altında başladı.‘El Chapo’nun yakalanıp ABD’ye iade edilme sürecinden, jüri seçimi ve yargılama aşamasına kadar her anıyla tarihteki en ilginç davalardan biriyle karşı karşıyayız.
1. El Chapo kimdir?

Joaquin Archivaldo Guzman Loera, nam-ı diğer El Chapo, Meksika’nın ve dünyanın en büyük uyuşturucu kartelinin lideri. 61 yaşında. Boyunun kısa olması nedeniyle uzun süredir ‘El Chapo’ yani ‘Bücür’ diye anılıyor.
İkinci evliliğini eski bir güzellik kraliçesi olan Emma Coronel Aispuro’yla yaptı. İlk evliliğinden iki oğlu, ikinci evliliğinden bu yıl yedi yaşına basan ikizleri var.
Yakalana dek 14 milyar dolarlık uyuşturucu trafiğini yöneten Sinaloa kartelinin başında yer alıyordu. Ayrıca düşmanlarına karşı acımasızlığı ve devlet görevlilerini rüşvetle satın almasıyla tanınıyor. Sadece ABD’ye 200 tondan fazla kokain soktuğu öne sürülüyor. Vaktiyle tek seferde jalapeno biber kavanozlarının içerisinde 7 ton kokaini ülkeye sokması bu kirli trafiği yürütmekte ne kadar mahir olduğunun kanıtı.
2. Neden bu kadar popüler?

Popülaritesinde hiç şüphesiz kişiliğinin rolü büyük. Çocukluğunda babasından dayak yiyerek büyümüş, gençliğinde marihuana yetiştirerek hırsıyla kartelin başına geçmiş bir karakter ‘El Chapo’. Gösterişe bayılıyor, her daim kendisini kanıtlana çabası içerisinde.
Her uyuşturucu baronu gibi doğduğu topraklarda bolca para dağıtması nedeniyle seviliyor ve aslında insanlara para dağıtarak kendisine halktan oluşan bir koruma kalkanı sağlıyordu. Bunun dışında, Meksika’nın yozlaşmış devlet sisteminden sonuna kadar faydalanmasını bilmesi, sisteme öfkeli kalabalıkları da yanına çekmesine yardımcı oldu.
Firardayken penis büyütme ameliyatı olacak, kendisinden Twitter’da sitayişle bahseden Meksikalı TV yıldızına avukatıyla haber gönderip filmini yapmasını isteyecek kadar gözü kara bir kişilik. Kendisine aşık.
Forbes dergisinin en zenginler listesine 2009 yılında 701’nci sıradan dahil olduğunda, kabzasına 701 sayısını işlettiği elmas süslemeli bir tabanca yaptırmak ve som altından bir AK-47 sahibi olmak gibi icraatı narsist yapısının bir göstergesi aslında.
Tüm bu tuhaflıklara 2016’da yine kaçakken ünlü aktör Sean Penn’e neredeyse yakalanma pahasına röportaj vermek gibi çılgınca bir davranışı da ekleyince üzerindeki ilginin patlama yapması kaçınılmaz oldu. Son olarak Netflix’in, Pablo Escobar ve Kolombiya uyuşturucu baronlarını anlattığı Narcos’un rüzgarıyla giriştiği ve ‘El Chapo’nun hayatını ekranlara taşıyan diğer dizisi, popülaritesini hem Amerika kıtasının ötesine taşıdı, hem de perçinledi.
3. Şimdi nerede?

‘El Chapo’nun Meksika’da üçüncü kez yakalandığı tarih 8 Ocak 2016. Ülke içerisinden yükselen tüm itirazlara rağmen bu tarihten yaklaşık bir yıl sonra ABD’ye gönderildi. Çünkü kendi ülkesinde ne yapıp edip bir yolunu buluyor ve yolsuzluk mekanizması sayesinde hapisten kurtulmayı başarıyordu. Bu nedenle ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin (DEA) yoğun ısrarları sonucu, hakkındaki onlarca suçlamadan ötürü mahkemeye çıkarılma üzere New York’ta yüksek güvenlikli bir hapishaneye getirildi.
Meksika’dan sınırdışı edilme kararını veren hakim bir sabah yürüyüşü esnasında kafasından vurularak öldürüldü.‘El Chapo’ hayatta en çok ABD’de yargılanmaktan korkuyordu.
4. ‘El Chapo’ için neden bu kadar yoğun güvenlik önlemi alınıyor?

Çünkü sürekli kaçıyor. 1993’te ilk kez yakalandığında uzunca bir süreye kaçmaya gerek duymadı. Çünkü hapishanenin tamamını rüşvetle satın almıştı. Kaldığı hücrede ailesiyle, arkadaşlarıyla partiler veriyor, örgütünü içeriden her türlü teknoloji eşliğinde rahatlıkla yönetiyordu. 2001’de yine rüşvetle satın aldığı gardiyanların da yardımıyla bir çamaşır sepetinde hapishanenin dışına çıktı ve kaçtı.
Ama asıl şöhretini 2015’teki firarıyla sağladı. Adamları akıllara durgunluk veren bir planı hayata geçirirken pek tabii ki yine rüşvet devredeydi. Kaldığı hapishanenin 1.5 kilometre uzağında bir ev kiralandı ve o evin içerisinden El Chapo’nun tutulduğu hücrenin altına kadar büyük bir tünel kazıldı. Tünel için Almanya’dan mühendisler getirildi. Tünel kazısının gürültüsü duyulmasın diye rüşvet vererek hapishane yakınlarında devlet eliyle bir büyük köprü inşaatına başlandı. Yani her şey ta en baştan belirlenmişti.
Kaçtığı tünelin içerisinde vakit kaybetmemek için kullandığı bir de motosiklet bulunmuştu. El Chapo, başta DEA üzere herkese nanik yaparak yüksek güvenlikli bir hapishaneden ikinci kez kaçmayı başarmıştı.
5. Buradan da kaçabilir mi?

Söz konusu El Chapo olunca “Hayatta kaçamaz. İmkansız” demek biraz zor oluyor. Belli olmaz tabii ama bu defa biraz zor.
Güney Manhattan’da yüksek güvenlikli bir hapishanenin ultra yüksek güvenlikli bir kanadında tutuluyor. Günde 23 saat boyunca penceresi olmayan dört duvardan ibaret bir odanın içerisinde.
Ayda iki kere 15’er dakikalık telefon görüşmelerinde annesi ve kız kardeşiyle konuşmasına izin veriliyor. Avukatları ve ikizleri dışında kimseyle görüştürülmedi. Mahkemenin başında karısına sarılma isteği hakim Brian Cogan tarafından reddedildi.
6. Nasıl yargılanacak?

Yine büyük güvenlik önlemleri altında bir yargılama olacak. En az üç, büyük ihtimalle dört ay sürmesi bekleniyor.
Bir kaza kurşununa kurban gitmezlerse -ne yazık ki daha önceki yargılamalarında yaşandı- aleyhinde en az 16 tanık dinlenecek. 17 ayrı suçtan yargılandığı dava dosyası kapsamında 100 binden fazla ses kaydı ve 14 binden fazla belge yer alıyor.
14 milyar dolarlık uyuşturucu trafiği dışında 38 de cinayetle suçlanıyor. Hakim, bu sayıyı fazla buldu ve “Bu içinde cinayet yer alan bir uyuşturucu davası olmalı, cinayetin yargılandığı ve içinde uyuşturucu yer alan bir dava değil” diyerek rakamın düşürülmesini talep etti.
Dünkü ilk duruşmada avukatı müvekkilinin masum olduğunu, Sinaloa Karteli’ni firardaki Don Ismael’in yönettiğini söyledi. Bir de bomba patlattı: “Don Ismael, karteli milyonlarca dolar rüşvet vererek yönetiyordu. Mevcut ve bir önceki Meksika devlet başkanlarına da milyonlarca dolar rüşvet verildi.”
Tabii halef ve selef olarak iki başkan da iddiaları anında reddetti ama belli ki çok renkli bir duruşma bizleri bekliyor.
7. New York şehri bu davadan nasıl etkilenecek?

İşte New York’lular için en önemli ve can sıkıcı soru bu.‘El Chapo’, Manhattan’da tutuluyor, yargılama ise Brooklyn’de yapılıyor. Bu El Chapo’nun sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez Brooklyn Köprüsü’nden geçmesi demek.
Şimdiye dek her geçişinden köprü trafiğe kapatıldı, herhangi bir kaçırma ihtimaline karşı uzun bir polis eskortunun yanı sıra havadan da helikopter desteği verildi.
Eğer bu güvenlik seviyesi düşürülmezse New York’luları dört ay boyunca çılgın bir trafik bekliyor demektir. Şehirde herkes bundan şikayetçi. Tüm jüri üyeleri ve tanıkların her gün yoğun güvenlik önlemleri altında mahkemeye getirilecek olması da cabası.
8. Jüri nasıl seçildi?

Tarihin en acayip jüri seçimi ‘El Chapo’ davasında yaşandı desek, abartmış olmayız. 920 aday elene elene yedisi kadın, beşi erkek toplam 12 kişilik bir jüri oluşturuldu. Altı da -Allah geçinden versin- her ihtimale karşı yedek isim var. Tabii ki hepsinin kimliği gizli tutuluyor.
Jüri seçimi sırasında neler olmadı ki? Seçildiğini anlayan bir jüri üyesi, yargılananın ‘El Chapo’ olduğunu anlayınca korkusundan hıçkırıklara boğuldu. Adaylardan bir tanesi hayatını Michael Jackson taklidinden kazandığı için kimliği çok kolay deşifre olabilir gerekçesiyle elendi. Bir diğeri ise çalıştığı iş yerine yakın bir restorandaki ‘El Chapo’ isimli sandviçin daimi müşterisi olduğu için… Jüri adayı olmasına rağmen gizlice güvenlik görevlisinden El Chapo’dan bir imza almasını rica eden de çıktı, panik atak geçirip hastaneye kaldırılan da…
Sonuçta ortaya dördü İspanyolca konuşan, üçü göçmen, bir tanesi bir polis babası toplam 12 kişilik bu jüri çıktı.
9. Peki, El Chapo yakalandı ve dertler bitti mi?

Ne gezer. Aksine uyuşturucu pastası da, trafiği de artmış gibi gözüküyor. Keza Meksika’da çeteler arasında yaşanan uyuşturucu savaşı da…
Geçen yıl çete savaşlarında ülkede 29 bin 168 kişi cinayete kurban gitti. Bu rekor bir artış anlamına geliyor. Daha önce en yüksek rakam 27 bin 213 kişiyle 2011 yılına aitti. Üstelik bırakalım Meksika ve dünyadaki uyuşturucu trafiğinin ortadan kalkmasını ‘El Chapo’nun liderliğini yaptığı Sinaloa Karteli bile bu işlerden elini eteğini çekmiş değil. Örgütü, ‘El Chapo’nun ta en başından beri yanından ayrılmayan ve Kuzey Meksika dağlarında saklanmaya devam ettiği düşünülen firari Don Ismael, tam adıyla Ismael ‘El Mayo’ Zambada Garcia yönetiyor. Yanında da ‘El Chapo’nun oğulları var. Uyuşturucu trafiğinin yüzde 60’ının Sinaloa Karteli üzerinden işlemeye devam ettiğine inanılıyor.
Yani El Chapo içeride ama karteli iş başında.