Aydın Engin: Adı üstünde El Kuds; bütün tektanrılı dinlerin beşiği

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Eski Kudüs’te, görkemli surların ardına saklanmış o büyülü kentte, “Acılar yolunda” yürürsünüz. İsa’nın çarmıha gerilmek üzere, kendi çarmıhını sırtında taşıyarak yürüdüğü yoldur.

Az beride “Ağlama Duvarı”nda bir ileri bir geri sallanarak dua eden dindar Yahudiler görürsünüz. Onların hemen arkasında Habeş rahibelerin yaşattığı ilk Hıristiyan kilisesi yükselir.

Ağlama Duvarı’nda dua eden dindar Yahudilerin mırıltısına kilisenin çan sesleri karışır.
Sonra birden…

Sonra birden gür ve makamı -inançsızsanız bile- sizi etkileyen bir ezan sesi sizi alır bir başka inanç düzenine taşır. Müslümanların ilk “kıble”si Mescid-i Aksa. Onun neredeyse bitişiğinde İslamın bir başka kutsal mekânı, Kubbet-üs Sahra. Onun da yakınında bir kaya parçası. Üstünde dört çukurcuk. Gönüllü rehberim Cabbar anlatıyor:

– Bu dört çukurcuk Hazreti Muhammed’in atının nallarının izidir. Muhammed buradan göğe yükseldi…
Kudüs bu. Adı üstünde El Kuds. Mukaddes yani kutsal kent. Bütün tektanrılı dinlerin beşiği.

İnsanlığa ebedi barış vaat eden dinlerin beşiği.

O topraklar her zaman kanadı. Önceki gün (14 Mayıs 2018) 55 Filistinli Arap’ın kanlarıyla bir kez daha yıkandı… Cabbar (Jabar) haklı. Mazlum zalime dönüşünce çok daha acımasız, çok daha kan dökücü oluyor…

Aydın Engin’in yazısı