AYŞEGÜL KASAP
aysegulkasap@diken.com.tr
@aysegul_kasap
Kamu yararı içeren haberlerin ‘keyfi’ olarak nasıl engellendiğini gösteren İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) raporu, Anayasa Mahkemesi’nin de (AYM) kendi kararlarını uygulamayarak sansüre kapı araladığını ortaya koydu: “AYM, ağır ifade ve basın özgürlüğü ihlalleri karşısında tamamen etkisiz bir iç hukuk yolu mekanizmasına dönüşmüştür. Kontrolü ise tamamen sulh ceza hakimliklerinin eline bırakmıştır.“
İFÖD raporda kendisine uygulanan sansüre de yer verdi. Raporu hazırlayan isimlerden İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz Diken’e şöyle konuştu: “Bu sene içinde iki farklı kararla İfade Özgürlüğü Derneği’inin web sitesinde yer alan EngelliWeb bölümü erişime engellendi. Üstüne bir de 2021 raporumuz engellendi. Dolayısıyla, sansürü belgeleme işi de her geçen yıl daha da zorlaşıyor.”

Fotoğraf: AA
Prof. Akdeniz ve uzman araştırmacı Ozan Güven tarafından hazırlanan rapora göre 2022 sonu itibariyle 5651 Sayılı Kanun ve diğer hükümlere istinaden uygulanan erişim engelleri şöyle:
- 712 bin 558 web sitesi
- 150 bin URL adresi
- 9 bin 800 Twitter hesabı
- 55 bin 500 tweet,
- 16 bin 585 YouTube videosu
- 12 bin 000 Facebook içeriği
- 11 bin 150 Instagram içeriği

Grafik, Türkiye’de sansürün her geçen yıl arttığını ortaya koyuyor.

Grafikte de görüldüğü üzere 25’ten fazla farklı kurum ve kuruluşa çeşitli düzenlemeler altında erişim engelleme yetkisi veya talep etme yetkisi verildi. Bu yetkilerin çoğu ‘idari tedbir’ yoluyla ve yargı onayı şartı aranmadan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu veya Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilerek kullanılıyor.
Kamu yararına haberlere ‘kişilik hakları’ bahanesiyle engel
Türkiye’deki haber sitelerine gelen erişim engellerine sayısal olarak değil niteliksel olarak baktığımızda Cumhuriyet, Evrensel, BirGün, Diken ve Sendika.Org gibi haber sitelerine daha fazla siyasi nitelikli kararlar gönderildiği görülüyor.
Diken hukuki itirazlarda önde
Burada en önemli faktör sitelerin haberi kaldırmadan önce hukuki yollarla sansürle mücadele etmesi. Rapor bu konuda Diken’in bayrağı önde götürdüğünü ortaya koyuyor.
2022’de AYM Diken’in hukuki itirazlarından sonra haber sitelerine getirilen erişimin engellenmesi kararlarının ifade ve basın özgürlüğü ihlali olduğuna ilişkin başvurusunu haklı bulmuştu.
AYM hak ihlallerinin yapısal sorundan kaynaklandığını belirterek, ‘pilot karar usulü’nün uygulanmasına, ‘yapısal sorunun giderilmesi için keyfiyetin TBMM’ye bildirilmesine’ karar vermişti.
Meclis AYM’nin kararını görmezden geldi. Profesör Akdeniz son durumla ilgili olarak “AYM, kendi pilot kararını bir türlü uygulamaya koymadı ve ‘kişilik hakları ihlalleriyle ilgili’ başvuruları bekletmeke devam ediyor. Bir diğer taraftan sulh ceza hakimlikleriyse karar vermeye devam ediyor” dedi.
AYM’nin pilot karar uygulaması kapsamına aldığı 338 farklı başvuruya baktığımızda Diken 73 başvuruyla birinci sırada yer alıyor. Diken’i 35 başvuruyla BirGün ve 32 başvuruyla Gazete Duvar takip ediyor.

Keyfiliğin sorumlusu AYM
Rapora göre üst düzey siyasetçiler ya da onlara yakın isimler ‘kişilik hakları ihlali’ gerekçesiyle haberleri kaldırtıyor. Haberi kaldırtan sulh ceza hakimlikleriyse hangi kişilik haklarının ne şekilde ihlal edildiğini açıklamıyor.
İFÖD ‘keyfiliğin’ ana sorumlusu olarak da AYM’yi işaret etti: “Anayasa Mahkemesi 2021 ve 2022 yıllarında 561 sayılı Kanun’un 8/A maddesi ile ilgili herhangi bir karar vermemiş, 2021 yılında sadece Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. (Diken) ve diğerleri başvurusuyla ilgili kararını vermiş, 2022 yılınıysa tamamen boş geçmiştir. Hatta 2022 raporumuzun sonuçlandığı Temmuz 2023 itibarıyla da Anayasa Mahkemesi ne 8/A maddesiyle ilgili önünde uzun yıllardır bekleyen başvuruları karara bağlamış, ne de 9’uncu maddeyle ilgili pilot kararının gereğini yerine getirmiştir.“
‘Yüksek yargı mağlup düştü’
Rapor yolsuzluk, taciz, cinsel saldırı ve kadın cinayetleri gibi kamuyu yakından ilgilendiren haberlerin sulh ceza hakimlikleri eliyle internet arşivlerinden çıkarıldığını gösteriyor. Kontrolün tamamıyla sulh ceza hakimliklerine geçtiğini, hukuk sisteminin altüst olduğunu belirten rapor, “Herhangi bir ölçü kalmamış, yüksek yargı, sulh ceza hakimliklerine mağlup düşmüştür” diyor.