14 Şubat'ta iş bırakmaya hazırlanan diş hekimleri: İşimizi aşkla yapmak istiyoruz!

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Aile hekimlerinden sonra kamuda çalışan diş hekimleri de iş bırakma kararı aldı. Eylemleri için 14 Şubat Sevgililer Günü’nü özellikle seçen diş hekimleri, meslek icralarıyla ilgili olumsuz koşulların düzeltilmesini talep ediyor: “İşimizi aşkla yapmak istiyoruz.”

Fotoğraf: AA

Kamu Diş Hekimleri Derneği (KADHED), Hekim Birliği, Hekim Sen, Tabip Sen, Genel Sağlık İş Sendika ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) desteklediği eylemde, diş hekimleri ilk kez bu çapta iş bırakacak.

Türkiye’de aktif çalışan diş hekimlerinin sayısı 46 bin 378. Bunların yüzde 26’sı (18 bin 515’i) kamuda mesleğini icra ediyor. Sair hekimler gibi diş hekimleri de bazı iyileştirmeler talep ediyor.

Eylem kararına kızan bakanlık görüşmelerden çıkardı

Kaynaklarımızdan edindiğimiz bilgiye göre, diş hekimleri önce Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle görüşerek çözüm yolları aradı. 26 Aralık’taki ilk görüşmeye Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), KADHED ve Hekim Birliği temsilcileri birlikte katılarak sorunları aktardı. Bu ay içinde yeniden görüşme planlandı.

Ancak eylem takvimini açıklamalarına kızan bakanlık KADHED ve Hekim Birliği’ni görüşmelerin dışında tuttu. Sadece TDB’yle temaslarını sürdürüyor. Bakanlık yetkilileri kendilerine yakın gördükleri Sağlık-Sen temsilcileriyle de konuyla ilgili görüşme yaptı.

Kamudaki Diş hekimlerinin de çözüm bekleyen sorunlarının başında Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) geliyor. Diş hekimi başına günde ortalama 14-20 hastaya randevu veriliyor. Ek olarak üç-yedi arasında tedavisi süren hasta yazılıyor.

MHRS aralığı 10-15 dakika. Bu süre en basit diş tedavisi için bile yetmiyor.

‘İşi çabuk bitecek hastayı seçmek zorunda kalıyoruz’

Diken’in sorularını yanıtlayan Hekim Birliği Sendikası Başkan Yardımcısı Dt. Özgür Öz, bu hasta sayılarının “aşırı yüksek” olduğunu söyledi.

Öz her hastaya tedavi yapacak zamanları olmadığını söyledi: 

“Bir dişin kanal tedavisi 30-45 dakikadan önce bitmez. Kanal tedavisine başlamışsam, gerekli zamanı yaratabilmek için ondan sonraki iki hastaya hiçbir işlem yapmamam lazım. Sıradaki iki hasta randevulu da olsa geri dönüyor.

Bu yüzden hasta seçmek zorunda kalıyoruz. Yani ağız hijyeni iyi, tedavileri daha kısa zamanda bitecek vakalara yöneliyoruz. Zaman alan, komplikasyon riski olan işlemlerden kaçınıyoruz. Diğerlerini yeşil alana (uzman diş hekimlerine) ya da üst kuruma mecburen havale ediyoruz. Çünkü kapıda bekleyen başka hastalar var. Hasta baskısı hekime stres yüklüyor.”

Özgür Öz.

Gece ‘acil’ nöbeti

Bakanlığın MHRS’deki yığılmayı azaltmaya yönelik bulduğu formüllerden biri mesai dışı çalışma saatleri ve gece “acil” nöbetleri. 16.00-24.00 arasında da hizmet vermek. 24.00’den sonra da nöbet tutturmak.

Bu vardiya “dayatması”nın hiçbir sorunu çözemeyeceğini savunan Öz, şöyle devam etti: “Yeni bir ‘makyaj’ başladı ve yaygınlaştırıyor. Diş hekimliğinde acil vaka yoktur. Sağlık İl Müdürlükleri ihtiyaç olsun olmasın başhekimlerden bunu istiyorlar. 24.00’den sonra yalnız bırakılıyoruz. Acil olmadığı için kolluk gücü yok. Güvensiz koşullarda çalıştırılıyoruz. Geçen temmuzda Diyarbakır Diclekent Ağız ve Diş Sağlığı Semt Polikliniği acil nöbetinde bir meslektaşımıza hasta yakını pompalı silah baskısıyla çocuğuna işlem yaptırdı.”

En ucuz malzeme, en ‘iyisi’ değil!

Bir başka önemli sorunsa kamu kurumlarında ağız ve diş sağlığı için kullanılan malzemelerin kalitesizliği. Laboratuvar ihalelerini alan firmaların örneğin protezlerde kullandığı malzemeler istenen kalitede olmayabiliyor. Mümkün olduğu kadar ucuza mal etme politikası uygulandığı için hizmet alınan laboratuvarlar buna uygun malzeme kullanıyor. Üstelik örneğin protezi kötü olsa bile, dört yıldan önce yeniden yaptıramıyor.

Sair malzemeler Devlet Malzeme Ofisi’nden temin edilmek zorunda. Hekim kullanacağı malzemelerle ilgili inisiyatif kullanamıyor. Ofiste ne varsa o malzeme geliyor.

Öz, “Dayatılan malzemelerle kalitesiz işlemler yapmak istemiyoruz. Hem kaliteli malzemeye hem de zamana ihtiyacımız var” dedi.

Diş hekimlerinin acil talepleri özetle şöyle:

* Tüm hastanelerle ağız ve diş sağlığı merkezlerinde (ADSM) tahakkuk oranı yüzde 36 olarak belirlenmişti. Ancak diş sağlığı hastaneleri ve ADSM’lerde bu oran yüzde 24’e kadar düşürüldü. Nisan itibariyle yaşanan hak kayıpları için ek tahakkuk yapılmalı ve bu haksızlık ivedilikle giderilmeli.

* Diş hekimliğinde acil kavramının literatüre uygun olarak (travma, kırık v.b) gerçekleşmesi sağlanmalı ve 16.00-00.00 saatleri sonrası sadece bu endikasyon çerçevesinde hizmet sunumu yapılmalı.

* Yeşil alan gibi çalışan ve adına “poliklinik devam hizmeti” denilen uygulamanın 00.00 sonrası olan kısmının ivedilikle iptal edilmeli.

* Mesai kaydırma, vardiya vb. isimlerle yer yer uygulamaya alınan ve giderek yaygınlaşan çalışma modelleri, diş hekimliği çalışma sistemine uygun olmadığı için iptal edilmeli

* Diş hekimlerinin yaşadığı genel sorunlara çözüm bulunması amacıyla oda, dernek ve sendikalarla ortak bir çalışma grubu oluşturulmalı. Şiddet, tek kalem maaş, ‘dört el‘ kuralına uygun personel istihdamı (ağız ve diş sağlığı teknikerlerinin yeterli sayıda istihdamı) görüşülmeli.

* Diş hekimlerinin sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına kavuşması için gerekli düzenlemelerin yapılmalı.

* Koruyucu diş hekimliği hizmetleri teşvik edilmeli ve yaygınlaştırılmalı.

* Kamuya daha fazla diş hekimi alınmalı ve hizmet kalitesi artırılmalı.

* Diş hekimlerinin mesleki niteliklerini daha iyi sergileyebilmeleri için gereken tüm altyapının oluşturulmalı.

Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri sürecek: Ocakta beş gün daha grev

Aile sağlığı merkezlerinin beş günlük iş bırakma eylemi başladı

Diş hekimleri de kamudan kaçıyor: Bir yılda binden fazla istifa