KAAN SEZYUM
@kaansezyum
Yine bilim ve teknolojide çok ilerledik, insan haklarında şov yaptık. Düşmanları kültürümüzle ve kibarlığımızla ezdik!
Yine bir şeyler yasaktı, yine toplanan insanlara düşünceleri iktidardan farklı diye sis atıldı, su sıkıldı…
Demokrasi bayramı plastik mermilerle kutlandı. Üniversite öğrencileri, türbanlı bacılarımız, türbansız bacılarımız (‘Erkeklerin gelsin’ nidaları arasında) itinayla bu hoş muameleye maruz kaldı.
Büyükşehirlerde 10 kişinin üzerindeki her birleşmeye neredeyse gaz yağacağı günler yakın. Basınç alçalıyor.
Şimdiden Dünya Kadınlar Günü’nde gaz yiyecek olan herkese geçmiş olsun diyorum.
Polis, Kadıköy’de toplanmak isteyen Kadınlara “Erkeklerin gelsin” diyerek saldırdı. #8MartYasaklanamaz pic.twitter.com/oObt6CDZ5g
— Buradayız Kolektifi (@Buradayiz_) March 6, 2016
Toplumdaki asayişi, o eli indirterek sağlamak, mesailerin en güzeli olmalı…
Tapuları yıkalım!
İnsanların nedense sanırım kaçak olduğu için ‘kaçak’ diyerek eleştirdiği cumhurbaşkanlığı sarayının tapusu ortaya çıktı beyler… Ya ben de zaten adamlar tapuyu bulamadığından sıkıntı var diye düşünüyordum. Tapu ortaya çıktıysa sorun yok. Bunca zaman nerelerde dolaştı acaba?
Vesileyle cumhurbaşkanlığı sarayı mı, külliyesi mi, kampüsü mü yerleşkesi mi anlamış olduk. Tapuları yıkalım artık, yeni bir Türkiye tapularımızdan kalanlardan doğacak.
Tapu biraz yeni… 2 Mart 2016 tarihini taşıyan tapuda, cumhurbaşkanlığı sarayının bulunduğu yer ‘Atatürk Orman Çiftliği’, sahibi de ‘Maliye Hazinesi’ olarak geçiyor. Yüzölçümü 487 bin 941 metrekare, niteliği de ‘8 katlı ofis işyeri, 2 adet 7 katlı ofis işyeri, 3 adet 4 katlı ofis işyeri, 2 adet 2 katlı ofis işyeri, 6 adet 1 katlı işyeri’ olarak belirtilen cumhurbaşkanlığı sarayının tapusunu bütçe görüşmeleri sırasında kamuoyuyla paylaşan, kadastro kökenli Erzurum Millevekili Orhan Deligöz şunları söyledi: “Ey CHP’liler, sizin gibi sol zihniyetli birkaç mimarın konuyu mahkemeye taşımasından dolayı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin tapusunu almak gecikmiştir. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin tapusu işte burada. Artık sözün bittiği yerdir.”
Gerçekten söz bitmiş tapu dile gelmiş vekil olmuş, konuşmuş… Sen sus hiçbir şey söyleme, sen sus da tapuların konuşsun.
Estetik ve lezzetin nefis buluşması: Köprü böreği
3. köprümüzde inşaatta güzel bir noktaya geldik. Köprüyü tamamladık. Özal gibi Mersedes’le gazlayan henüz olmadı ama köprü böreği ikramı midelerde that kurdu… Şimdiden böreği yiyenlerin bünyelerinin başkanlık sistemine geçtiği yönünde söylentiler çıktı.
Bence çok estetik ve zekice bir çalışma. Özellikle hijyen duygusunun gergilerle mühürlendiği bu güzel yemeği Mehmet Yaşin’ın bile bitirmesinin yaklaşık 30 dakika alacağı söyleniyor…
Böreğin tadına bakan Erdoğan ve Davutoğlu, gazetecilere de ikram etmeyi ihmal etmedi.
Erdoğan daha sonra makam aracının direksiyonuna geçti. Yanına Davutoğlu’nu da alan Erdoğan, makam aracıyla köprüden ayrıldı…
Son Erkan Can Kısa Filmi
Senaryosunu Gökhan Yücel’in (kendisini Twitter’daki ilginç bilgi zincirlerinden tanıyabilirsiniz) yazdığı, yönetmenliğini de Utku Bildirgen’in üstlendiği nefis bir kısa film var. Meraklısına öneririm, komik gibi, değişik gibi… Bir de kısa filmlerin vazgeçilmezi Erkan Can var.
Protokol ve ötesi
Protokol işleri bizde çok temiz yapılıyor. Bu hafta Gana’da kırmızı halı üzerinde altı küsur dakika oradan oraya enteresan bir şekilde Cumhurbaşkanı’nı dolaştırdılar… Bence ayıp.
Neyse ki sonra Gana’daki sarayı beğenmedi reyiz de kendilerine geldiler. Gana’ya bunu yakıştıramadım, şöyle daha devasa bir saray, bir külliye, bir yerleşke, bir sekiztepe, bi şey lazım… Görüyorum, böyle kocaman olsun, yolları ortadan bölsün, balkonundan 60 metreden vatandaş selamlanabilsin.
Saray böyle olur, Ganalı kıskananlar çatlasın. Tapusu da var hem de.
Gerçekler şakaya benzerse şakalar ne yapacak?
Türkiye’de gerçeklerin şakaya benzemesine, şakadan daha saçma haller almasına giderek daha da alışıyoruz. Barış isteyenlerin üzerine su sıkılması, onur yürüyüşünde ‘sevgi’ diyen insanların gazlanması da hep bu yüzden şaka gibidir ama gerçektir. Artık çok takmayız bunu, çünkü her şey şaka gibidir.
Şu sıralar kayyumluk da aynı öyle bir şaka gibi. İktidarın pek sevmediği bir yere kayyum geliyor, kayyum sıvıyor, sonra işler sarpa sarıyor.
İşte bu görsel de Almanya’da şaka olarak yapılmış bir Zaman ilk sayfasıyla, kayyumdan sonra birdenbire iktidarın en destekçi gazetelerinden biri olan Zaman’ın görüntülü kısa tarihi.
Mutluluğun resmi

Öyle bir resim ki içinde hepsi var, öyle bir resim ki adeta bir mozaik ama beton gibi bir mozaik, işte gönlümden geçen mutluluğun resmi bu.
Bir tivitin düşündürdükleri
Fuat Avni’ye ne inanıyorum, ne de inanmıyorum. Ne yazarsa yazsın, umurumda olmuyor. Tek bir kişi olduğunu düşünmüyorum, belki de yaşananları normalleştirmek için bir iletişim stratejisi, belki de tamamen çok acayip ve inandırıcı olamayacak kadar tuhaf doğruları sızdıran bir hesap.
Ara sıra “Bu sefer ne yazmış ehe ehe ehe” diyerek bakıyorum fakat bazen şu tivitteki gibi öyle tuhaf ve bir şekilde kurguysa çok iyi uydurulmuş bir kurgu, değilse de çok acıklı bir gerçeklik olabilme ihtimali olan şeylere bakıp bakıp şaşırıyorum. Sonuçta şaşırmak hala suç değil, değil mi?
Oyuncular buraya: The Witness
Bilgisayar oyunlarıyla aranız nasıl bilmiyorum ama en kötünüz bile bir AngryBirds ya da CandyCrush ya da ne bileyim Mynet Okey oynamıştır diye düşünüyorum.
Bu hafta keşfettiğim oyun (maddi imkanlar yüzünden çok sık keşif yapamıyorum) The Witness. Oyun çıkalı bir yıl olmuş fakat yeni gördüm ve çok beğendim. Eski nesil C64 oyunlarını, The Myst ve Riven’ı andırıyor.
Bunun yanısıra bomboş ortalıkta dolaşıyorsunuz ve denk geldikçe tuhaf tuhaf bilmeceler çözüyorsunuz.
Boş zamanlarını öldürmek, gezmek tozmak, sosyal ortamlara takılmak yerine evde kapanıp keyifli zaman geçirmek isteyenlere öneririm.
Müzik köşesi
Hiçbir şeyle ilgilenmiyorsanız bile şu tuhaf mekanik müzik aletine iki dakikanızı ayırın… Çok meraklıysanız, aleti çalan çocuğun grubu Wintergatan’ın diğer videolarına bi bakarsınız. Eski ve yeni müzik aletlerlerini sentezliyorlar, tuhaf tuhaf şeylerle güzel müzik yapıyorlar (Bana güvenmiyorsanız izlenme sayılarına güvenin, ben bu satırları yazarken video 8.9 milyon izlenmişti).
Bilinen evrenin en iyi öpüşme sahnesi
Haydi gelin geçmişe, televizyonda bir sürü şeyin bugünkünden daha özgürce gösterildiği yıllara uzanalım. Bakınız bu filmde İbo, Seda Sayan’la nasıl da sevgi dolu bir biçimde öpüşüyor (Not: dört beş saat içinde cinsellik yaşama ihtimaliniz varsa veya hamileyseniz lütfen izlemeyin).