Günümüzde modern risk yönetimi giderek daha fazla bir sermaye verimliliği konusuna dönüşüyor. Doğru yapılandırılmış sigorta programları, risk mühendisliği çalışmaları, veri temelli analizler ve güçlü reasürans mimarisi; şirketlerin sermayesini daha verimli kullanmasını da sağlıyor.
Risk yönetimi ile sigorta arasındaki ilişki birbirini tamamlayan iki dayanıklılık katmanı gibidir; biri riski anlamaya, azaltmaya ve yönetmeye çalışırken, diğeri risk gerçekleştiğinde ortaya çıkabilecek kayıpların finansal sonuçlarını yönetmeyi hedefler.
Artık birçok kurum sigortayı bilanço dayanıklılığı, yatırım sürdürülebilirliği ve kriz sonrası toparlanma kapasitesinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Çünkü günümüz ekonomisinde rekabet yalnızca satışta değil; belirsizliklere dayanabilme gücünde.
Bu durumda kritik soru şu:
Şirketler gerçekten tasarruf mu ediyor, yoksa gelecekteki hasar maliyetlerini farkında olmadan erteliyor mu?