Zeynep Oral: Antalya'da caz vardı, umutsuzluğa geçit vermeme azmi vardı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir ülkede umudun tamamen kaybolup kaybolmadığını anlamak için gazetelerin manşetlerine değil, gençlerin gözlerine bakmak gerekir. Ben bunu Akra Caz Festivali’nde gördüm. Antalya’da caz vardı. Direnç vardı. Umutsuzluğa geçit vermeme azmi vardı.

Benim için festivalin asıl sürprizi başka bir yerdeydi: 20 yaşındaki piyanist ve vokalist Su Yavuz’da. Evet, yanlış okumadınız. Daha 20 yaşında, işin başında. Cazdan neo-soul’a, funk’tan fusion’a uzanan çalışmalarla, dijital platformlarda paylaştığı performanslarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmış. 

Sanki yıllardır tanıdığı insanlarla birlikte müzik yapıyormuş gibi doğal, korkusuz ve cömertti. Aynı akşam Leviers ve Mojo 5 topluluklarını da dinlerken hep aynı duyguyu yaşadım: Gençleri dinlerken dinleyiciler sadece alkışlamıyor, birbirlerine gülümsüyor, birlikte ritim tutuyor, aynı şarkının içinde yabancılıklarından kurtuluyorlardı.

Türkiye’nin gençleri, bütün baskılara, bütün belirsizliklere, gelecek kaygısına rağmen üretmeye devam ediyor, dünyaya açılıyor, dünyanın seslerini kendi sesleriyle buluşturuyor, birbirlerinden öğreniyorlardı.

Zeynep Oral’in yazısı