Ankara’daki NATO zirvesinin sonuçlarının sadece günler sonra aşındığının bir başka kanıtı ise Avrupa’dan geldi.
Zirvenin önemli sonuçlarından biri de Avrupa savunmasının hızlandırılmasıydı. Ancak bu alandaki gelişmeler NATO şapkası altında ilerlemiyor. Fransa’nın öncülüğünde İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Norveç, İsveç, Danimarka ve Ukrayna ortak bir Avrupa füze savunma mimarisi kurulması konusunda uzlaştılar.
AB içinde yer almayan İngiltere ve Norveç katılırken, NATO zirvesine ev sahipliği yapan Türkiye ise bu uzlaşıda yer almadı.
Kısacası Avrupa ilk kez kendi savunma sanayiini, ortak komuta yapısını ve ortak hava savunma ağını aynı proje içinde birleştirme çalışmalarına başladı; Ancak Türkiye’yi buna dahil etmedi.
Üstelik Avrupalılar geçen hafta Türkiye’yi sadece savunma alanında dışlamakla kalmayıp, Avrupa Birliği adaylık sürecinin de fiilen işlemediğini gösterdiler. Avrupa Komisyonu yaklaşık yirmi yıl aradan sonra Ukrayna, Moldova, Arnavutluk ve Karadağ ile aynı gün “katılım konferansları” düzenledi.
Bu dört aday üye üyelik başlıklarından kimi açılır, kiminin müzakereleri bitirilip kapanırken Türkiye için benzer bir sürecin gündeme dahi gelmemesi Ankara-Brüksel hattındaki siyasi mesafenin artık diplomatik nezaketin ötesine geçtiğini de somut olarak ortaya koydu.
Ankara’daki NATO Zirvesi’ne yapılan ev sahipliği görkemliydi. Ancak ilk işaretler, zirvenin Türkiye’nin dış politika hedeflerine beklenen katkıyı sağlamadığını gösteriyor.