Düşmanlık keskinleştikçe de Ankara’da Saray ve AKP Genel Merkezi’nde gerginlik artıyor. Kafalarda şu soru var: Erdoğan’ın Rabia işaretiyle hâlâ selam göndermeye devam ettiği Müslüman Kardeşler’in yanında duran Katar’la mı birlik olmalı?
Yoksa, giderek ABD’deki Trump yönetimiyle de safları sıklaştıran, İran’ı da hedef tahtasına koyan Suudi Arabistan’la mı saf tutmalı?
Gerek Erdoğan/AKP’nin izlediği dış politika, gerekse Katar’ın Türk ekonomisi üzerindeki hakimiyetini şirket alımları ya da kredi sağlayarak artırması, Ankara’daki AKP iktidarını bugünlerde Katar’a meyletmeye zorluyor.
Ancak seçim Katar’dan yana olursa, günün sonunda hem ABD, hem de “kardeş” denilen diğer Arap ülkeleri tarafından “aşırı dinci teröre destek veren ülke” konumuna gelmek de var.
Bugünlerde Saray’da neden yüzler asık sorusunun yanıtı da işte bu…
AKP hükümeti, giderek krize giren Türk ekonomisini canlandırma çaresi ararken en büyük sermaye destekçisinden de olabilir.