Eylül ayı, ülkemizin siyasal hafızasında birbirine yalnız birkaç gün uzaklıkta duran, fakat bambaşka yönlere açılan tarihlerle belleğimize seslenir. 9 Eylül kurtuluşun ve kuruluşun; 12 Eylül ise halk iradesinin zorla susturulmasının tarihi. Bu yıl bu iki tarihin arasına Üsküdar düştü.
Seçilmiş belediye başkanının tutuklandığı, daha önce kazanılmış başkan vekilliği seçiminin itiraz üzerine yenilendiği, kimi belediye meclisi üyelerinin gözaltına alındığı ve CHP listesinden seçilen dört üyenin son oylamadan hemen önce AKP’ye geçtiği bir sürecin sonunda Üsküdar Belediyesi zorla iktidara devredildi. Oysa sandıkta; halk onları artık Üsküdar’da istemediğini açıkça ortaya koymuş ve tercihini de demokratik ve hukuki güvenceyle yapmıştı.
Cumhur İttifakı’nın adayı Dündar Ziya Gültekin, son turda 23 oyla Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçildi. CHP ile Yeni Parti’nin, aralarındaki ayrışmaya rağmen ortak aday Sibel Tan Çetinkaya’nın etrafında birleşmesi olumlu, doğru ve sorumlu bir tutumdu. Ancak bu ortaklaşma da CHP listesinden seçildikten sonra AKP’ye geçen dört meclis üyesinin yarattığı sonucu önlemeye yetmedi; Çetinkaya 19 oyda kaldı.
İşte bu nedenle takvim bu yıl yalnızca geçmiş tarihi anımsatmakla kalmıyor, biraz da bugünü anlatıyor.