Son dönemin en çarpıcı örneklerinden biri Tele1 vakası. Benim de Ankara Temsilcisi olarak görev yaptığım bu kuruma resmen çöküldü. Şafak operasyonu ile gözaltına alınan Merdan Yanardağ’ın daha ifadesi aşınmadan, kanala resmen çöküldü. Kanalın sahibi kendisi olmamasına rağmen. Şimdi de daha hâkim karşısına çıkmadan kanal satılıyor. Dünyada bu örneğin eşi benzeri yok.
Bir medya kuruluşu düşünün: Sahibi olmayan bir kişi üzerinden işlem yapılıyor, henüz yargı süreci tamamlanmamış, ifade bile alınmamışken tutuklama geliyor ve ardından kanalın mal varlığına müdahale…
Daha mahkeme kurulmamış, savunma yapılmamış, karar verilmemiş ama sonuç belli: El koyma ve satış süreci…
Bu tablo, hukukun en temel ilkelerinden birine açıkça aykırı:
Cezanın şahsiliği ilkesi.
Ekonomi ile hukuk birbirinden bağımsız değildir.
Adaletin olmadığı yerde piyasa da sağlıklı işlemez.
Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu gerçek tam olarak budur. Bir hukuk krizi, aynı zamanda bir ekonomik krizdir.
Tele1 örneği sadece bir medya meselesi değil; aynı zamanda yatırımcıya verilmiş açık bir mesajdır.
Ve o mesaj şudur:
“Burada hiçbir şey güvende değil.”