Zafer Arapkirli: Yetti gari!.. Erken seçimden başka bir seçenek yok!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ana muhalefet lideri olarak, (bizim de takdir ettiğimiz bir şekilde) hemen her gün toplumun farklı kesimlerinin nabzını tutmak üzere, meydanlarda, sokaklarda, salonlarda çok çeşitli kesimlerle temastasınız. “Tematik” mitingler diye adlandırılan (Öğretmen, Emekliler, Çay) açık hava toplantıları da yaptınız. Yakında “Geçinemiyoruz” mitingi yapacaksınız. Zaten örgüt, gerek milletvekilleri, gerek il ve ilçe başkanları, gerekse belediye başkanları aracılığıyla size sürekli bir “geri dönüş (feedback) veri beslemesi” içinde. Bunu da biliyoruz. Bunların hiçbiri olmasaydı bile, sırf pencereden kafanızı çıkarmak, yandaş olmayan, dürüst medyayı izlemek, “köşedeki bakkala, çarşıdaki berbere vs.” gidip 5 dakika sohbet etmek bile yeter, halkın hissiyatını ve talebini algılayabilmek için.

Bunca yıldır hem sivil toplum, mesleki örgütlenmenin içinde, hem de bizzat siyasetin göbeğinde bulunmuş, üstelik “sırt üstü” yatmayan ve her daim sahada halkın içinde olan bir politikacısınız.

O halde…

Halkın “Yetti gari!.. Erken seçimden başka bir seçenek yok!..” dediğini nasıl duymazsınız?

Bu halk, daha ne yapmalı? Kendi kendine “Erken seçim istiyoruz…” diye 10 milyon imza toplayıp size mi getirmesi lazım?

Muhalefet lideri olmak, ana muhalefetin genel başkanı olmak, bu hissiyatı “hızlı okumayı” ve onlar adına dile getirmeyi gerektirmiyor mu?

Ülkenin içinde bulunduğu sorunlara bir an önce çözüm bulunması amacıyla bu sorunları, “tek adam, tek karar verici” konumundaki iktidar partisi genel başkanının masasına götürmek ve yüz yüze görüşmek tabii ki bu süreçte başvurabileceğiniz, “gereksiz de görmediğimiz” enstrümanlardan biri olabilir. Kürsüden, mikrofondan seslenmek yerine “suratına” söylemek tabii ki faydalı da olabilir.

Yine bu süreçte, 1 Mayıs’ta tutuklanan gençlerin serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yaptığınız “birebir” temaslar, bu arada geri planda “gölge bakanlarınızın” ilgili muhatapları ile görüşmeleri de hiç yadsınamayacak önemde inisiyatiflerdir.

Ancak, “Erken seçimi isterse millet ister” mealinde yuvarlak sözlerin, artık altını kendinizin doldurması ve bu “acil ve ertelenemez talebi” meydanlarda “avaz avaz” seslendirmenizin zamanı çoktan gelmiştir.

Bunu ne kadar çabuk kavrar ve hayata geçirirseniz, emin olun halkın giderek daha da güçlenen “can-ı gönülden desteğini” (oyunu) arkanıza alacağınız gerçeği kesindir.

Çekinmeyin.

Bunu yaparsanız, iktidara “itici” geleceğiniz tabiidir.

Ama on milyonların kemiğine dayanmış bıçak, artık “acıtmanın” da ötesinde, o kemiklere fena halde hasar vermekte.

Bilginize.  

Zafer Arapkirli’nin yazısı